YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1054
KARAR NO : 2023/17066
KARAR TARİHİ : 11.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçundan sanık …’un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi gereğince 1 yıl 5 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın anılan Kanun’un 58 inci maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine çektirilmesine dair … Asliye Ceza Mahkemesinin 23.06.2014 tarihli ve 2013/369 Esas, 2014/441 Karar sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.02.2023 gün ve 2022/165524 sayılı Tebliğname’si ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, sanığın, şikâyetçilere yönelik sarf ettiği ”Kim lan benim oğlumu döven.” şeklindeki sözler nedeniyle hakkında hakaret suçundan açılan dava üzerine yapılan yargılama sonunda, ”lan” kelimesi nedeniyle hakaret suçundan mahkûmiyetine karar verilmiş ise de anılan kelimenin kullanış şekli ve cümle kurgusu dikkate alındığında kaba söz kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, kullanılan sözün niteliği ve sanığın amacının katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olması nedeniyle hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı anlaşıldığından, sanığın hakaret suçundan beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir.
Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde sanığın katılanlara hitaben söylediği iddianamede tanımlanıp mahkemenin de kabul ettiği kaba hitap tarzındaki “Kim lan benim oğlumu döven.” sözünün, mağdurun onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması nedeniyle hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığından, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken, mahkumiyetine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. … Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.06.2014 tarihli ve 2013/369 Esas, 2014/441 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. Hükümdeki hukuka aykırılık sanığa verilen cezanın kaldırılmasını gerektirmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca sanığın hakaret suçundan BERAATİNE,
4. Sanığın beraat etmesi nedeni ile bu suç için yapılan yargılama giderinin Hazine üzerinde bırakılmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.04.2023 tarihinde karar verildi.