Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2023/1068 E. 2023/20462 K. 05.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1068
KARAR NO : 2023/20462
KARAR TARİHİ : 05.07.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/375 E., 2016/89 K.
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yerel Mahkemece sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi ile 62, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
2. Yerel Mahkemece sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrası ile 62, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
3. Yerel Mahkemece sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrası ile 62, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, mağdur … Ö.’ye yönelik hakaret ve tehdit eylemlerinde bulunmadığı, aleyhine tanıklık yapan kişilerle aralarında husumet olduğu, bu sebeple tanıklıklarına itibar edilmemesi gerektiği, suç işlediğini kabul etmemekle birlikte cezalandırılması cihetine gidilecekse de hakaret suçunda ayrı ayrı cezalandırılmaması, zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği, 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin uygulanmaması gerekçesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, hapis cezası yerine diğer seçenek yaptırımlardan birinin uygulanmasına karar verilmesi gerektiğine vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık …’nun katılan … Ö.’nün eşi inceleme dışı katılan N. K. Ö. ile aralarında borç meselesinin bulunduğu, sanığın şikâyet tarihinden yaklaşık 15 gün önce katılan … Ö.’nün kullandığı 544 4 … 1 nolu telefonu arayarak alacağını istediği ve katılana hitaben “O…, k… seni Kastamonu’da dolaştırmayacağım, kocan seni satıyor, senin kocan k…” dediği, 18.03.2015 tarihinde de tanık M. Ç.’nin katılanın evine geldiği, sanığın telefonla tanık M. Ç.’yi aradığı, M. Ç.’nin telefonun sesini katılanın duyacağı şekilde açtığı, sanığın katılan … Ö.’ye “O…, sen otellerde sinkaf ediyorsun.” şeklinde sözler söylediği, sanığın bu şekilde üzerine atılı tehdit ve hakaret suçlarını işlediği Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Katılan beyanları ile bu beyanları destekleyen tanık anlatımları neticesinde sanık savunmalarına itibar edilmemiş ve Olay ve Olgular bölümünde anlatıldığı şekliyle sanığın üzerine atılı tehdit ve hakaret suçlarının sübut bulduğu şeklindeki Mahkemenin takdir ve gerekçesinde bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile sanığın lehe hükümlerin uygulanmasına yönelik bir talebi olmadığı da dikkate alındığında; aynı Kanun’un 50 ve 51 inci maddelerinde düzenlenen hükümlerin uygulanmamasına ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
B. Sair Sebepler Yönünden
1. Takibi şikâyete bağlı olan hakaret ve 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının son cümlesinde düzenlenen tehdit suçları nedeniyle katılanın hükümden sonra 10.06.2021 havale tarihli dilekçesi ile şikâyetinden vazgeçmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca sanıktan şikâyetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği sorularak, sonucuna göre açılan kamu davalarının düşmesine karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2. Kabule göre de
i. Sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda hakaret suçunu birden fazla kez işlemesi nedeniyle, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeyerek sanık hakkında ayrı ayrı hükümler kurulması,
ii. 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönleriyle hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.07.2023 tarihinde karar verildi.