YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/10686
KARAR NO : 2023/20357
KARAR TARİHİ : 04.07.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/711 E., 2015/80 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yargıtay 4. Ceza Dairesinin, 21.12.2020 tarihli ve 2022/10652 Esas, 2020/20763 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 31.05.2023 tarihli ve KD-2023/59009 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125 nci maddesinin ikinci fıkrasına uyan, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete tabi olan hakaret suçundan açılan davanın hiç bir aşamasında uzlaştırma girişiminde bulunulmadan verilen hükme ilişkin onama ilâmının kaldırılmasına ve hükmün bozulması talebine ilişkindir.
II. HUKUKÎ SÜREÇ
Torbalı 2. Asliye Ceza Mahkemesi kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 125 nci maddesinin ikinci fıkrası yollamasıyla birinci fıkrası , 62 nci, 53 üncü ve 58 nci maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiş, Dairemizin 21.12.2020 tarihli, 2020/10652 Esas ve 2020/20763 Karar sayılı ilamı ile karar onanmıştır.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, suç tarihinde Torbalı’nın Sesi olarak neşredilen günlük gazetenin Halk’ın Sesi köşesinde, katılana ait fotoğrafı da yazı göbeğinde kullanarak, katılana yönelik, DHKP-C isimli silahlı terör örgütünün yöneticileriyle irtibatlı olduğu ve telefon görüşmeleri yaparak onların yaptığı işleri övdüğü şeklinde fiil isnat etmek suretiyle hakaret ettiği iddia ve kabul olunmuştur.
VII. GEREKÇE
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun “hakaret” başlıklı 125’inci maddesinin birinci fıkrası “Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden (…) veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir” şeklinde olup, maddenin ikinci fıkrası ise “Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.” biçimindedir.
Aynı Kanun’un “soruşturma ve kovuşturma koşulu” başlıklı 131 nci maddesinin birinci fıkrasında “Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hariç; hakaret suçunun soruşturulması ve kovuşturulması, mağdurun şikâyetine bağlıdır” hükmüne yer verilmiştir.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253 ncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlarda şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar gören gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi arasında uzlaştırılma girişiminde bulunulacağı belirtilmiştir.
Sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125 nci maddesinin ikinci fıkrasına uyan ve soruşturulması ile kovuşturulması şikâyete tabi olan hakaret suçundan açılan davada hiç bir aşamada uzlaştırma girişiminde bulunulmadan Yerel Mahkemece hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
VIII. KARAR
1.Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE,
2.5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemizin, 21.12.2020 tarihli ve 2022/10652 Esas, 2020/20763 Karar sayılı onama ilâmının KALDIRILMASINA,
3.Torbalı 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nce verilen 28.04.2015 tarih ve 2014/711 Esas, 2015/80 Karar sayılı hükmün yeniden incelenmesi sonucu; gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.07.2023 tarihinde karar verildi.