YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/10952
KARAR NO : 2023/21492
KARAR TARİHİ : 25.09.2023
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği
SAYISI : 2022/107 Değişik iş
SUÇ : Hakaret
KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Şüpheli hakkında hakaret suçundan Çarşamba Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 14.07.2021 tarihli ve 2021/1903 soruşturma ve 2021/3209 karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına yönelik şikâyetçi vekilinin itirazı üzerine Çarşamba Sulh Ceza Hâkimliğinin 11.01.2022 tarihli ve 2022/107 değişik iş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 04.04.2023 tarihli ve 94660652-105-55-19414-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.05.2023 tarihli ve KYB-2023/46402 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25/05/2023 tarihli ve KYB-2023/46402 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin 1. fıkrasında, suçtan zarar görenin, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebileceği, aynı Kanunun “Adlî tatil” başlıklı 331. maddesinde ceza mahkemelerinde her yıl 20 Temmuzdan 31 Ağustosa kadar çalışmaya ara verileceği, adli tatile rastlayan sürelerin işlemeyeceği, bu sürelerin adlî tatilin bittiği günden itibaren üç gün uzatılmış sayılacağının belirtilmiş olması karşısında, somut olayda Çarşamba Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın, müşteki vekiline 04/08/2021 tarihinde tebliğ edildiği, müşteki vekilinin 29/08/2021 tarihinde karara itiraz etmiş olduğu, bu durumda itiraz süresi içerisinde yapıldığı halde itirazın süresinde yapılmadığından bahisle yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
5271 Sayılı Kanun’un 160 ıncı maddesinin birinci fıkrasında, Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar.” ikinci fıkrasında, “Cumhuriyet savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adli kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” 170 inci maddesinin ikinci fıkrasında, “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler.” 172 nci maddesinin birinci fıkrasında, “Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir.” hükümleri düzenlenmiştir.
Aynı Kanun’un 6545 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten sonraki “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinde ise;
“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.” hükümleri yer almaktadır.
Aynı Kanun’un 331 inci maddesinin dördüncü fıkrasında “Adli tatile rastlayan süreler işlemez. Bu süreler tatilin bittiği günden itibaren üç gün uzatılmış sayılır.” düzenlemesi bulunmaktadır.
İncelenen dosyada, şikayetçi vekiline kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın adli tatil süresi içinde 04.08.2021 de tebliğ edildiği ve şikayetçi vekilinin yine adli tatil içerisinde 29.08.2021 tarihli dilekçe ile itiraz isteminde bulunduğu, yukarıda açıklanan düzenlemeler karşısında, şikayetçi vekilinin itirazen inceleme isteğinin süresi içinde olduğu halde işin esasının incelenmesi gerekirken, süre yönünden reddine dair mercii kararı hukuka aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Çarşamba Sulh Ceza Hâkimliğinin 11.01.2022 tarihli ve 2022/107 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.09.2023 tarihinde karar verildi.