Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2023/10953 E. 2023/23067 K. 24.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/10953
KARAR NO : 2023/23067
KARAR TARİHİ : 24.10.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/355 E., 2021/700 K.
SUÇ : Hakaret
KARAR : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası 129 uncu ve 62 nci maddeleri uyarınca 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın 51 inci maddesi uyarınca ertelenmesine, 58 inci maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 11.04.2023 tarih ve 94660652-105-55-21556-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.05.2023 tarihli ve KYB-2023/45310 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
” …Dosya kapsamında bulunan adli sicil kaydına göre, suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan sanık hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesinde yer alan, “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” şeklindeki hüküm uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasında, kısa süreli hapis cezasının suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre, maddede sayılan seçenek yaptırımlara çevrilebileceği düzenlenmiş, aynı Kanun’un üçüncü fıkrasında ise, “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” hükümlerine yer verilmiştir.
Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; anılan Kanun hükümleri dikkate alınarak yapılacak değerlendirmeye göre, daha önce hapis cezasına mahkumiyeti bulunmayan sanığa, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 129 uncu ve 62 ncı maddeleri uyarınca verilen 25 günlük hapis cezasının, aynı Kanun’un 50 nci maddesinin üçüncü fıkrasındaki amir hüküm gereğince, anılan maddenin birinci fıkrasında belirtilen seçenek yaptırımlardan birisine çevrilmesi zorunluluğu gözetilmeden, hapis cezasına mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırıdır.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Yerel Mahkemenin kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. 5271 sayılı Kanunun 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden;
“5237 sayılı Kanun’un 233 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Yerel Mahkemece yapılan uygulamada göz önüne alınarak,
Sanığın 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin ikinci fıkrasının delaletiyle birinci fıkrası uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 129 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 2/3 oranında indirim yapılarak 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 62 nci maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığa verilen 25 gün hapis cezasının, 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddeleri uyarınca günlüğü takdiren 20,00 TL’den paraya çevrilerek sanığın, 500 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına,
Adli para cezasının miktarı ve sanığın ekonomik durumu nazara alındığında, hükmolunan adli para cezasının, 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca taksitlendirilmesine veya sanığa mehil verilmesine yer olmadığına,
Cezanın ertelenmesine ve tekerrüre ilişkin kısımların hükümden çıkartılmasına, kararın diğer yönlerinin olduğu gibi bırakılmasına”
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.10.2023 tarihinde karar verildi.