YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/10960
KARAR NO : 2023/21620
KARAR TARİHİ : 26.09.2023
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği
SAYISI : 2022/1189 değişik iş
SUÇ : Hakaret
KARAR : İtirazın kabulü
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Hakaret suçundan şüpheli hakkında yapılan soruşturma sonunda Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulü ile anılan kararın mercii yukarıda tarih ve değişik iş sayısı belirtilen incelemeye konu Hakimlik kararı ile kaldırılmasına karar verilmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 21.03.2023 tarih ve 94660652-105-81-20791-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.05.2023 tarihli ve KYB-2023/42029 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
” …Dosya kapsamına göre, Türk vatandaşı olan şüphelinin yine Türk Vatandaşı olan mağdura karşı … isimli sosyal paylaşım sitesi üzerinden hakaret içerikli paylaşımda bulunduğu iddia edilen somut olayda, müştekinin yurt dışında yaşadığının bilinmesi ve şikâyete konu hakaret suçunda eylemin müştekinin bulunduğu yerde işlenmiş kabul edileceğinin anlaşılması karşısında, şüpheliye isnad edilen suçun Türk vatandaşı tarafından yabancı bir ülkede yine bir Türk vatandaşı aleyhine işlenen suç niteliğinde olduğu anlaşılmakla,
5237 sayılı Kanun’un “Vatandaş Tarafından İşlenen Suç” başlıklı 11. maddesinde yer alan, ” (1) Bir Türk vatandaşı, 13 üncü maddede yazılı suçlar dışında, Türk kanunlarına göre aşağı sınırı bir yıldan az olmayan hapis cezasını gerektiren bir suçu yabancı ülkede işlediği ve kendisi Türkiye’de bulunduğu takdirde, bu suçtan dolayı yabancı ülkede hüküm verilmemiş olması ve Türkiye’de kovuşturulabilirliğin bulunması koşulu ile Türk kanunlarına göre cezalandırılır.
(2) Suç, aşağı sınırı bir yıldan az hapis cezasını gerektirdiğinde yargılama yapılması zarar görenin veya yabancı hükûmetin şikâyetine bağlıdır. Bu durumda şikâyet, vatandaşın Türkiye’ye girdiği tarihten itibaren altı ay içinde yapılmalıdır. ” şeklindeki,
Anılan Kanun’un “Seçimlik Cezalarda Soruşturma” başlıklı 14. maddesinde yer alan, ” (1) 11 ve 12 nci maddelerde belirtilen hâllerde, soruşturma konusu suçun yer aldığı kanun maddesinde hapis cezası ile adlî para cezasından birinin uygulanması seçimlik sayılmış ise soruşturma veya kovuşturma açılmaz.” şeklindeki,
Şüpheliye atılı bu nitelikteki suç yönüyle Türk Ceza Kanunlarına göre soruşturmanın yapılabilmesi için şüphelinin Türkiye’ye girdiği tarihten itibaren altı ay içinde şikâyette bulunmasının zorunlu olduğu ve 5237 sayılı Kanun’un 125. maddesinde hapis cezası veya adlî para cezasından birinin uygulanması seçimlik olarak sayılmış olduğundan, Türk vatandaşı olan şüphelinin yurt dışında iken işlemiş olduğu hakaret suçuna ilişkin olarak anılan Kanun’un 14/1. maddesi uyarınca soruşturma veya kovuşturma açılamayacağının anlaşılması karşısında, itirazın reddi yerine, yazılı şekilde kabulü ile bahse konu kararın kaldırılmasına karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125 inci maddesinin birinci fıkrasında;
“Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden … veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilât ederek işlenmesi gerekir.” hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanun’un 11 inci maddesinde;
“(1) Bir Türk vatandaşı, 13 üncü maddede yazılı suçlar dışında, Türk kanunlarına göre aşağı sınırı bir yıldan az olmayan hapis cezasını gerektiren bir suçu yabancı ülkede işlediği ve kendisi Türkiye’de bulunduğu takdirde, bu suçtan dolayı yabancı ülkede hüküm verilmemiş olması ve Türkiye’de kovuşturulabilirliğin bulunması koşulu ile Türk kanunlarına göre cezalandırılır.
(2) Suç, aşağı sınırı bir yıldan az hapis cezasını gerektirdiğinde yargılama yapılması zarar görenin veya yabancı hükûmetin şikâyetine bağlıdır. Bu durumda şikâyet, vatandaşın Türkiye’ye girdiği tarihten itibaren altı ay içinde yapılmalıdır. ”
14 üncü maddesinde ise;
“(1) 11 ve 12 nci maddelerde belirtilen hâllerde, soruşturma konusu suçun yer aldığı kanun maddesinde hapis cezası ile adlî para cezasından birinin uygulanması seçimlik sayılmış ise soruşturma veya kovuşturma açılmaz.” şeklinde düzenlemelere yer verilmiştir.
Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; şüpheliye atılı suç yönünden Türk Ceza Kanunlarına göre soruşturmanın yapılabilmesi için şüphelinin Türkiye’ye girdiği tarihten itibaren altı ay içinde şikâyette bulunulması gerektiği ve ayrıca 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinde hapis cezası veya adlî para cezasından birinin uygulanması seçimlik olarak sayılmış olduğundan, Türk vatandaşı olan şüphelinin yurt dışında iken işlemiş olduğu hakaret suçuna ilişkin anılan Kanun’un 14 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca soruşturma veya kovuşturma açılamayacağının anlaşılması karşısında, itiraz merciince itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Düzce 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 10.05.2022 tarihli ve 2022/1189 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. Aynı Kanun maddesinin 4 (a) fıkrası gereğince, sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.09.2023 tarihinde karar verildi.