Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2023/1118 E. 2023/17292 K. 13.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1118
KARAR NO : 2023/17292
KARAR TARİHİ : 13.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yerel Mahkemenin 05.11.2015 tarihli kararıyla sanık hakkında hakaret ve tehdit suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. Katılan vekili ile O yer Cumhuriyet savcısının temyizi üzerine Dairemizin 16.03.2022 tarih ve 2020/1349 E. – 2022/7610 K. sayılı ilamıyla hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla, sanık hakkında, gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı ve 67 nci maddeleri ile 5731 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca, açılan kamu davalarının düşmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyizinin; sanık hakkında verilen düşme kararlarının usul ve Yasa’ya aykırı olduğu, zamanaşımını kesen ve durduran hükümlerin mahkemece hatalı yorumlandığı, 12 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı halde hatalı şekilde verilen düşme kararının bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Kardeş olan sanık ile katılan arasında ticari ihtilaf sebebiyle çıkan kavgada, sanık …’in sinkaflı şekilde sövüp ”Seni öldürürüm, parçalayacağım.” şeklinde sözle tehdit ettiği şeklinde iddia olunan olayda, Yerel Mahkemece, sanık hakkında açılan kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı düşmesine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Yerel Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılamada, olağan zamanaşımı süresinin dolduğundan bahisle kamu davasının düşmesine dair karar verilmiş ise de, sanık hakkında iddianame tanzim tarihi olan 17.11.2014 ve sanığın savunmasının alındığı tarih olan 02.04.2015’de zamanaşımı süresinin kesintiye uğradığı, bozma öncesi verilen hükümlerin beraat olduğu da gözetildiğinde en son zamanaşımını kesen usûli işlem olan savunmanın alındığı 02.04.2015 tarihi itibariyle, hüküm tarihinde 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin dolmadığı gözetilmeyerek, yasal olmayan gerekçeyle düşme kararı verilmesi nedeniyle hükümlerde hukuka aykırılık bulunmuştur.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanığın savunmasının alındığı 02.04.2015 tarihi olduğu ve bu tarihten, temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.04.2023 tarihinde karar verildi.