YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/11445
KARAR NO : 2023/19871
KARAR TARİHİ : 14.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/712 E., 2022/96 K.
SUÇLAR : Kasten yaralama, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kozan Asliye Ceza Mahkemesinin 22.11.2012 tarihli 2011/269 Esas, 2012/813 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında;
a.Katılanlar …, …, …’a yönelik kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrasıyla üçüncü fıkrasının (e) bendi, 62 nci maddesi uyarınca, ayrı ayrı 3 kez, 5 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına,
b.Katılanlar …, …, …’a yönelik hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, 129 ve 62 nci maddeleri uyarınca 1 ay 28 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına,
Hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi gereği hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 24.01.2013 tarihinde kesinleştirildiği anlaşılmıştır.
2.Kozan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.02.2016 tarihli ve 2015/699 Esas, 2016/238 Karar sayılı kararı ile sanığın tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca hükümlerin yukarıda belirtildiği şekilde aynen açıklanmasına karar verilmiştir.
3. Kozan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.02.2016 tarihli ve 2015/699 Esas, 2016/238 Karar sayılı kararının sanık ve katılan … vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 18.05.2021 tarihli ve 2020/20848 Esas, 2021/14165 Karar sayılı ilâmıyla,
“…Temyiz kanun yoluna tabi olup kesinleşmesi halinde infaza verilecek olan ilamın, açıklanacak yeni hüküm olduğu, bu nedenle iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının yargılama sonucunda açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan, önceki karara yollama yapılmak suretiyle Anayasanın 141, CMK’nın 34, 223 ve 230. maddelerine aykırı davranılması,…”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada Kozan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.03.2022 tarihli 2021/712 Esas, 2022/96 Karar sayılı kararıyla sanığın tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca hükümlerin (1-a) numaralı paragrafta belirtildiği şekilde aynen açıklanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; olay tanıkları İ.O. ve N.K.’nin beyanlarının kovuşturma aşamasında alınmadığına, katılanların yaralanmalarının kesi suretiyle olduğunun doktor raporlarından anlaşıldığı olayda bıçak bulunduğu ancak bu hususun Mahkemece dikkate alınmadığına, sinkaflı küfürlere ait içerik olmamasına rağmen mahkumiyet hükmü kurulduğuna, hakarette zincirleme suç hükümlerinin tatbik edilmediğine, kasten yaralama suçunda haksız tahrik hükümlerinin değerlendirilmediğine ilişkindir.
Katılan … vekilinin temyiz isteği; kararın usul ve esas açısından yasaya aykırı olduğuna, sanığın daha ağır cezayla cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanıkla katılan …’nun arasında eşinin telefonunun tamiri yüzünden önceye dayalı bir husumet bulunduğu, bu nedenle …’nun sanık hakkında kolluğa şikayette bulunduğu, bunun etkisiyle olay tarihinde, … -… Caddesi üzerinde sanık ve temyiz dışı katılan sanık O.E’nin bir mağazadan çıkarak arabalarıyla hareket edecekleri sırada, katılan … tarafından sanık ve temyiz dışı katılan sanık O.E’ye sataşıldığı ve “A… koyduğumun çocukları.” şeklinde sinkaflı küfür edildiği, bunun üzerine sanık ve temyiz dışı katılan sanık O.E’nin de küfür ederek ve arabadan inerek katılan …’ın üzerine yürüdükleri, bunu gören diğer katılanlar … ve …, sanık ve temyiz dışı katılan sanık O.E’nin üzerine yürüyerek karşılıklı kavgaya başladıkları, kavga sırasında, katılan … tarafından 11.02.2011 tarihinde kollukta verilen ifadede belirtildiği üzere, Küçük kaynı … tarafından işporta tezgahına dayanak olarak kullanılan sopaları tezgahtan çıkararak katılanlara verdiği, böylece sopayla darp etmeye başladıkları, ancak kavga esnasında sanığın katılanlardan birisinin elinden sopayı aldığı ve kendisine sopa ile vuran şahıslara vurduğu, yine kavganın başında katılan … tarafından temyiz dışı katılan sanık O.E’ya kafayla vurulduğu ve sanık …E.’ye hitaben “Sen kimsin, seni bitireceğiz, dükkanını başına yıkacağız.” dediği, daha sonra olay yerinde bir bıçak ele geçtiği ancak bıçağın, katılanlar hakkında alınan doktor raporlarından da anlaşıldığı üzere kavgada kullanılmadığı, bununla birlikte tarafların birbirlerini sopayla darp ettiklerinin alınan doktor raporlarından anlaşıldığı, meydana gelen kavgada tarafların birbirlerine karşılıklı olarak hakarette bulunduklarının tarafların aşamalardaki beyanları ile sabit olduğu, kavga olayının katılan …’ın sanık ve temyiz dışı katılan sanık O.E’ye küfür etmesiyle başladığı, daha sonra sanık … ve katılan sanık O.E.’nin bu küfüre karşılık vermesiyle tarafların kavgaya tutuştuğu, kavga sırasında katılan …’nun beyanında geçtiği üzere katılanların sopayla diğer taraf olan sanık …E ve katılan sanık O.E.’ye vurduğu, aynı şekilde sanık …E. tarafından sopalardan bir tanesi katılanların elinden alınarak, katılanlara karşı kullandığı, bir an için sanık ve temyiz dışı katılan sanık O.E’nin eyleminin meşru müdafaa sınırları içinde kalabileceği düşünülse de, kavga olayı irdelendiğinde, sanığın eylemlerinin meşru müdafa sınırlarını aştığı, doktor raporunda ve dosya içinde bulunan CD’de ki görüntülerde katılan …’ın en fazla darp edildiği, dolayısı ile sanık …E’nın davranışlarının meşru müdafaa olarak değerlendirilmesinin mümkün olamayacağı, kavga katılan …’ın sanık …’a karşı küfür etmesi ile başladığından sadece sanık …’ın katılan …’a karşı küfür eylemi nedeni ile haksız tahrik uygulanmış, yaralama olayında ise tarafların hiç birisine haksız tahrik indirimi uygulanmamıştır. Bu bağlamda katılanların eylemleri ele alındığında kavganın bir tarafının katılanlar ve diğer tarafının ise sanık olduğu, sanığın katılanlara sopa ile yaralama ve hakaret fiillerini gerçekleştirerek üzerine atılı suçları işlediği anlaşılarak sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yönelik karar verildiği görülmüşse de; katılanların yaralanmalarının kesi suretiyle olduğunun doktor raporundan anlaşıldığı, olayda bıçak bulunduğu ancak bu hususun mahkemece dikkate alınmadığı, sinkaflı küfürlere ait içerik olmamasına rağmen mahkumiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, ayrıca önceki hükümde sanığın katılanları karşı hakaret eylemine ilişkin 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının delaletiyle birinci fıkrasının tatbik edilmediği, kasten silahla yaralama eylemine ilişkin haksız tahrik hükümlerinin değerlendirilmediği hususları bakımından kararın eksik olduğu düşünülse de; sanık hakkında Kozan Asliye Ceza Mahkemesinin 22/11/2012 tarih ve 2011/269 Esas 2012/813 Karar sayılı ilamı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği, kararın 24/01/2013 tarihinde kesinleştiği, sanığın deneme süresi içerisinde Kozan 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 10/01/2014 tarih ve 2013/537 Esas 2014/9 Karar sayılı ilamına konu kasıtlı suçu işlediği, bu kararın da 02/06/2015 tarihinde kesinleştiği, belirlenmekle, 5271 sayılı Kanun’un 11 inci maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanmasına karar verildiği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Mahkemece bozma üzerine sanığın eylemleri ve yüklenen suçların unsurları yönünden yeniden yapılan değerlendirme sonrasında yeni hükümler kurulması gerekirken gerekçeyle de çelişki oluşturacak şekilde açıklanması geri bırakılan hükümlerin aynen açıklanması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Başkaca yönleri incelenmeyen Yerel Mahkemenin kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.06.2023 tarihinde karar verildi.