YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/119
KARAR NO : 2023/19753
KARAR TARİHİ : 13.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/66 E., 2015/153 K.
SUÇ : Göçmen kaçakçılığı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Enez Asliye Ceza Mahkemesinin 07.11.2013 tarihli 2009/54 Esas, 2013/129 Karar sayılı ilamı ile sanık hakkında göçmen kaçakçılığı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 79 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 35 inci, 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay 15 gün hapis ve 40 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
2. Sanığın denetim süresi içerisinde suç işlediğinden bahisle yapılan ihbar neticesinde Enez Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.12.2015 tarihli ve 2015/66 Esas, 2015/153 Karar sayılı ilamı ile sanık hakkında göçmen kaçakçılığı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 79 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 35 inci, 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 1 yıl 10 ay 15 gün hapis ve 40 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Kararın sanık müdafii ve O yer Cumhuriyet savcısının temyizi üzerine Dairemizin 25.10.2022 tarihli ve 2021/2870 Esas, 2022/20792 Karar sayılı ilamı ile ihbar tutanağı, olay ve yakalama tutanağı, iletişimin tespit kayıtları, fezleke ve kolluk ifadelerine ait soruşturma evraklarının fiziki dosyada Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde bulunmaması, söz konusu evrakların aslının ya da onaylı örneklerinin temini gerekmesi nedeni ile eksiklikler giderilmek üzerine karar vermeye yer olmadığına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık müdafiinin temyiz isteminin özetle; dosya kapsamında müvekkilinin atılı suçu işlediğine dair delil bulunmadığı, dosyanın sanığı A.E. ile tanışıklığı olduğunu ancak bu dosya ile alakalı olmadığını, diğer sanıkları da tanımadığını, telefon konuşmalarına ilişkin bilirkişi incelemesi ile müvekkilinin diğer sanıklarla arasında görüşme olmadığının tespit edildiğini, müvekkilinin lehine olan kanun maddelerinin uygulanmadığını, cezanın yüksek hadden belirlendiğini bu nedenlerle ve resen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
2. O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin özetle; sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulduğu belirtilmesine rağmen alt sınırdan hüküm kurularak çelişki yaratıldığı, sanığın Yunanistan ülkesine sınır konumunda bulunan ilçemiz …’de yakalanmış olması, yakalanan mülteci sayısı, suçun işlenmesindeki özellikler, sanığın kast ve saiki göz önünde alınarak alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmediği bu nedenlerle ve resen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, 12.04.2009 tarihinde meydana gelen göçmen kaçakçılığı eylemine, harici satım ile aldığı aracıyla inceleme dışı sanık A.E.’nin diğer sanıklarla buluşacakları yere götürmek ve göçmenleri taşıyan araçlara öncülük yapmak suretiyle iştirak ettiğine dair cezalandırılması talebi ile açılan kamu davasında Yerel Mahkemece; inceleme dışı sanıklar S.A. ve B.H.O.’nun Cumhuriyet Başsavcılığında inceleme dışı sanık A.E.’yi teşhis ettikleri, sanık …O.’nun Cumhuriyet Başsavcılığındaki beyanında … plakalı … marka aracın içinde A.E.’nin çıktığı ve araçta iki kişinin olduğunu beyan etmesi ve ihbar tutanağında … aracı sanığın kullandığı, yanında iki kişinin olduğunun belirtildiği hususları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirilerek sanığın atılı suçtan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. Sanığın aşamalarda alınan savunmasında atılı suçlamayı kabul etmemesi, göçmenlerin beyanlarının alınanaması, inceleme dışı sanık S.A. ile B.H.O.’nun sanığı teşhis edememeleri ve ilk kolluk ifadelerinde öncü aracın plakasını verememeleri, daha sonra aşamalarda alınan ifadelerinde de araç plakası ile ilgili beyanlarının değişiklik göstermesi, inceleme dışı sanık A.E.’nin sanığın dava konusu aracı ile göçmen kaçakçılığı yaptığına dair beyanlarının tek başına hüküm kurmaya yeterli olmaması, sanık ile inceleme dışı sanıkların aralarında telefon görüşmesi olmadığına dair bilirkişi raporu karşısında sanığın atılı suçu işlediğine ilişkin her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delillerin nelerden ibaret olduğu açıklanmadan 5271 sayılı Kanun’un 230 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine aykırı olarak yetersiz gerekçeyle hükümlülük kararı verilmesi,
2. Kabule göre;
a. Daha önce hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen ve denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işleyen sanıkla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası gereğince, açıklanması geri bırakılan hükümde herhangi bir değişiklik yapma imkânı bulunmadığı, hükmün ilk şekliyle açıklanması gerektiği gözetilmeden hükümde maddi hata yapıldığından bahisle hapis cezasının ilk hükümden farklı olarak “1 yıl 8 ay 15 gün hapis cezası” yerine “1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası” olarak belirlenmesi,
b. Hükmün gerekçesinde ve hüküm fıkrasında temel cezanın tayininde alt hadden ayrılarak cezanın belirlendiği belirtilmesine rağmen hüküm fıkrasında hapis ve adli para cezasının alt sınırdan belirlenmesi suretiyle gerekçeyle hüküm arasında çelişkiye neden olunması,
c. Sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi gereğince yapılan uygulama sırasında hesap hatası sonucu, hapis cezasının “1 yıl 10 ay 15 gün ” yerine, “1 yıl 8 ay 15 gün” olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayin edilmesi,
Nedenleri hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafii ve O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.06.2023 tarihinde karar verildi.