YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/12061
KARAR NO : 2023/22196
KARAR TARİHİ : 09.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/63 E., 2013/772 K.
SUÇ : Hakaret
KARARLAR : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve dördüncü fıkrası ile 62 nci maddesi uyarınca 2 kez “11 ay 20 gün” hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca ertelenmesine, 1 yıl denetim süresi belirlenmesine dair İstanbul 49. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.11.2013 tarihli ve 2013/63 Esas, 2013/772 Karar sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.06.2023 gün ve 2023/55603 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
“Sanığın denetim süresi içerisinde 14/08/2014 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, erteli hapis cezasının aynen infazına ilişkin İstanbul 49. Asliye Ceza mahkemesinin 16/04/2020 tarihli kararı ile bu karara karşı yapılan itirazın reddine dair İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesinin 10/082020 tarihli ve 2020/727 değişik iş sayılı kararının, İstanbul 49. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/11/2013 tarihli kararının kanun yararına bozulması halinde hukuken yok hükmünde olacakları düşünülerek yapılan incelemede,
Somut olayda, sanığın polis olan müştekiler tarafından kimlik kontrolünün yapıldığı sırada “o. çocukları sizin a. koyum siz kimsiniz” şeklinde hakaret ettiğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 43. maddesinde, “1) Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır. Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır. (2) Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır” şeklinde yer alan düzenlemeye nazaran, sanığın tek bir suç işleme kararı doğrultusunda hareket ettiğinin kabul edilmesi ve dolayısıyla sanık hakkında zincirleme suça ilişkin 5237 sayılı Kanun’un 43. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeksizin, her iki müşteki yönünden ayrı ayrı iki kez cezalandırılmasına karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
5237 sayılı Kanun’un “Zincirleme Suç” başlıklı 43 üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır. Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır” şeklinde zincirleme suç tanımlanmış, ikinci fıkrasında ise; “Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır.” denilmek suretiyle zincirleme suçtan farklı bir müessese olan, aynı nev’iden fikri içtima kuralı düzenlenmiştir.
5237 sayılı Kanun’un sistematiğinde, kural olarak yasadaki suç tanımına uygun her bir netice ayrı bir suç oluşturmasına karşın, bu kuralın istisnalarına, 5237 sayılı Kanun’un “Suçların içtimaı” bölümünde, 42, 43 ve 44 üncü maddelerine yer verilmiştir. Aynı nev’iden fikri içtima halinde, fiil yani hareket hukuksal anlamda tektir ve bu fiille aynı suç birden fazla kişiye karşı işlenmektedir. Bu durumda hareket tek olduğu için, fail hakkında tek bir ceza verilecek, ancak bu ceza mağdur sayısı fazla olduğu için, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre artırılacaktır. (Ceza Genel Kurulunun 05.06.2012 tarih ve 15/491-219 sayılı ilamı da bu doğrultudadır.)
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olayda, sanığın hakaret eylemlerini aynı anda birden fazla şikayetçiye karşı gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında belirlenecek temel cezanın 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince artırılması gerektiği gözetilmeden, mağdur sayısınca ayrı ayrı iki kez cezalandırılmasına karar verilmesi hukuka aykırıdır.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. İstanbul 49. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 05.11.2013 tarihli 2013/63 Esas, 2013/772 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. Karardaki hukuka aykırılık 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendine göre, hükmün Yargıtay tarafından düzeltilmesini gerektirmekle; hüküm fıkralarında yer alan ceza tayinine ilişkin bölümler hükümden çıkarılarak, yerine “Sanığın 5237 sayılı Kanun’un 125 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince 1/6 oranında artırım yapılarak 1 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın eylemini tek bir fiille birden fazla kişiye karşı gerçekleştirdiği anlaşıldığından aynı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1/4 oranında artırım yapılarak 1 yıl 5 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca 1/6 oranında indirilerek 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,” ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
4. Kararda yer alan diğer hususların olduğu gibi bırakılmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.10.2023 tarihinde karar verildi.