YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/12067
KARAR NO : 2023/23322
KARAR TARİHİ : 30.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/75 E., 2019/190 K.
SUÇLAR : Hakaret, kasten yaralama
KARARLAR : Mahkûmiyet, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Hakaret suçundan sanık …’ün, kasten yaralama suçundan sanık …’nun beraatlerine, kasten yaralama suçundan sanık …’nun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86 ncı maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrasının (e) bendi gereğince 1.500.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, sanıklar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden 2.725,00 TL vekâlet ücretinin Hazineden alınarak sanıklara ayrı ayrı verilmesine dair Kırıkkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.03.2019 tarihli ve 2017/75 Esas, 2019/190 Karar sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.06.2023 gün ve 2023/55633 sayılı Tebliğname’si ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
“Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 25.11.2021 tarihli ve 2018/525 Esas, 2021/5857 Karar sayılı ilamında yer alan, “…Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/5 inci maddesinde yer alan “Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir” biçimindeki düzenleme ile Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 16/10/1978-2/324-350 sayılı Kararında belirtilen “Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi, vekalet ücretinin tayininde esas ilke olarak sanıkların adedi ya da sanığın birden çok suç işlemiş olmasını değil, usulünce açılan ve avukat tarafından takip edilen davaların adedini esas almış ve taraflara yükletilecek avukatlık parasının her dava için ayrı ayrı tayinini öngörmüş olması karşısında; ayrı ayrı dava açılmadıkça ücreti vekaletin de ayrı ayrı tayin ve takdirinin mümkün bulunmadığı” hususu nazara alınarak, kendilerini tek vekille temsil ettiren ve haklarında beraat kararları verilen sanıklar yönünden tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,…” şeklindeki açıklamalar ile,
Dosya kapsamına göre Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 11.05.2022 tarihli ve 2021/46 Esas, 2022/1633 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere;
1. Kırıkkale 1. Asliye Ceza Mahkemesince kurulan hükmün (E) ve (F) bentleri yönünden;
Sanık …’ün …’ya yönelik (E) bendinde hakaret suçundan beraat kararı ile 2.725,00 TL vekalet ücretinin Hazineden alınarak sanığa verilmesine, Sanık …’ün …’ya yönelik (F) bendinde hakaret suçundan beraat kararı ile 2.725,00 TL vekalet ücretinin Hazineden alınarak sanığa verilmesine hükmedilmiş ise de,
Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan mahkûmiyet, hakaret suçundan ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiği gözetilmeden; …’ya ve …’ya yönelik hakaret suçlarından beraat kararı verilmesi nedeniyle, sanık lehine mükerrer şekilde vekalet ücreti tayin edilmesinde,
2. Kırıkkale 1. Asliye Ceza Mahkemesince kurulan hükmün (L) bendi yönünden;
Sanık …’nun …’e yönelik kasten yaralama suçundan 1500,00 TL adli para cezasına, 5271 sayılı Kanun’un 231/5 inci maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve katılan …’ün kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 2.725,00 TL vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesine hükmedilmiş ise de,
Katılan … lehine hükmün (J) bendinde vekalet ücretine hükmedildiği anlaşılmakla, (L) bendinde yeniden vekalet ücretine hükmedilmesinde,
3) Kırıkkale 1. Asliye Ceza Mahkemesince kurulan hükmün (Ö) bendi yönünden;
Sanık …’nun …’e yönelik (Ö) bendinde kasten yaralama suçundan beraat kararına ve 2.725,00 TL vekalet ücretinin Hazineden alınarak sanığa verilmesine hükmedildiğinin anlaşıldığı,
Sanık … lehine hükmün (H) bendinde katılan sıfatıyla lehine vekalet ücretine hükmedildiği anlaşılmakla, (L) bendinde yeniden vekalet ücretine hükmedilmesinde,
İsabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Olağanüstü kanun yolu olan ve öğretide “Olağanüstü temyiz.” olarak adlandırılan kanun yararına bozmanın amacı hakim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen kararların Yargıtay tarafından incelenmesini sağlamak suretiyle ülke sathında birliğe ulaşmak, hakim veya mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıkları toplum ve birey açısından hukuk yararına gidermektir.
Olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma müessesesinin konusunu oluşturabilecek kanuna aykırılık halleri, olağan kanun yolu olan temyiz nedenlerine göre dar ve kısıtlı tutulduğunda kesin hükmün otoritesi korunmuş olur.
26.10.1932 gün ve 29/12 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ve bu karar esas alınmak suretiyle verilen Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve özel dairelerin süreklilik arz eden kararlarında belirtildiği üzere, şahsi hakka ilişkin kararlar kanun yararına bozma konusu olamaz.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 07.06.1971 gün ve 497-209, 07.02.1972 gün ve 447-72, 24.02.1975 gün ve 37-32, 14.06.2005 gün ve 66-65, 07.02.2006 gün ve 172-10, 22.10.2013 tarih ve 2012/11-1322-2013/421 sayılı kararlarında da vurgulandığı üzere, vekâlet ücretinin yargılama giderlerinden olması şahsi hak olma niteliğini değiştirmeyeceğinden ve kişisel hakka ilişkin olarak yapılan aykırılıklar nedeniyle kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağından talebin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği Tebliğname’deki düşünce yerinde görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.10.2023 tarihinde karar verildi.