YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/12074
KARAR NO : 2023/21559
KARAR TARİHİ : 26.09.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/131 E., 2019/106 K.
SUÇ : İmar kirliliğine neden olma
KARAR : Düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan düşme kararı verilmesine ilişkin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.06.2023 tarihli ve KYB-2023/54324 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma isteminin;
1-Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/1, 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141/3, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 34/1 ve 230/1-c maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının denetime olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması, gerekçede iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin açık olarak belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği gözetilmeden, Anayasa ve 5271 sayılı Kanun’un amir hükümlerine aykırı şekilde gerekçesiz karar verilmesinde,
2- Dicle Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılamanın 09/10/2019 tarihli son celsesinde sanık hakkında hüküm kurulmaksızın kısa karar verilmeden duruşmanın sonlandırıldığı anlaşılmış ise de, “Duruşma Tutanağının İçeriği” başlıklı 5271 sayılı Kanun’un 221/1-i maddesinde yer alan “1) Duruşma tutanağında; …. i) Hüküm yer alır.” şeklindeki düzenleme ile “Duruşmanın sona ermesi ve Hüküm” başlıklı aynı Kanun’un 223/1 maddesinde yer alan “Duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm verilir..” şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında, Mahkemesince yapılan yargılamanın son oturumunda sanık hakkında hüküm niteliği taşıyan kısa karar verilmesi gerekirken, hüküm kurulmadan karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
İmar kirliliğine neden olma suçundan suçtan zarar gören … Belediye Başkanlığı’nın davadan haberdar edilmediği ve gerekçeli kararın da tebliğ edilmediğinin anlaşılması karşısında, hükmün henüz kesinleşmediği anlaşılmakla, bu aşamada istemin kanun yararına bozma yoluyla incelenmesi mümkün görülmemiştir.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteği doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce, hükmün henüz kesinleşmemiş olması nedeniyle yerinde görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
2. Gerekçeli kararın, kanun yolu bildiriminin başvuru mercii, süresi ve yöntemi açısından tebligat ile suçtan zarar gören … Belediye Başkanlığı’na usule uygun bildirilip, tebligat eksikliğinin ikmali ile süresinde başvuruda bulunulması halinde kanun yolu incelemesi için ilgili merciye gönderilmesini, aksi takdirde usulünce kesinleştirme işlemi yapılarak, bu aşamadan sonra kanun yararına bozma isteminde bulunulmasını teminen mahkemesine iadesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.09.2023 tarihinde karar verildi.