YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/123
KARAR NO : 2023/15398
KARAR TARİHİ : 27.02.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Göçmen kaçakçılığı
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükme yönelik sanık temyizinin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 291 inci maddesi uyarınca gerekçesiz olduğu belirlenmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz talebi yönünden, ilk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. … Ceza Mahkemesinin, 10.05.2022 tarihli ve 2021/1431 Esas, 2022/693 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında göçmen kaçakçılığı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 79 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, aynı maddenin ikinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri, aynı maddenin üçüncü fıkrası ve adı geçen Kanun’un 62, 53 ve 52 nci maddeleri uyarınca 10 yıl 8 ay hapis cezası ve 106.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 16.11.2022 tarihli ve 2022/2396 Esas, 2022/1306 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafinin temyizinin, istinaf mahkemesince gerekçesiz karar verildiğine, sanığın göçmenlerle bir ilgisi olduğuna dair delil olmadığına, sanığın aracında bir göçmen yakalanmadığına, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığına, temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
15.11.2021 günü saat 03:30 sıralarında … Göçmen Kaçakçılığı İle Mücadele Ve Hudut Kapıları Şube Müdürlüğüne gelen ihbara istinaden … plakalı … Transit marka araç, … plakalı … marka araç ve … plakalı … marka araçların birlikte hareket ederek göçmen kaçakçılığı yapacaklarının öğrenildiği, konu ile ilgili … Yolu üzerinde yapılan çalışma neticesinde bu 3 araç ile karşılaşıldığı, araçlar ile yapılan kovalamaca neticesinde … plakalı … marka araç … Yolu üzeri 810 nolu polis uygulama noktası yakınında şarampole çıkması neticesinde durdurulduğu, araç içerisinde 46 yabancı uyruklu düzensiz göçmen şahsın yakalandığı, … plakalı … marka araç ile yapılan kovalamaca sırasında … plakalı … marka aracın perdeleme yapmak suretiyle takibi engellemeye çalıştığı, bu aracın kısa süre sonra … ilçesinde durdurulduğu ve araç sürücüsünün sanık … olduğunun tespit edildiği, dosya arasında bulunan teşhis tutanağında mağdur göçmen şahısların yakalandıkları aracı olay esnasında kullanan şahsın sanık …’i kesin ve net olarak teşhis ettikleri, PTS inceleme tutanağına göre 3 aracın da olayın yaşandığı, 15.11.2021 günü saat 00:00 ile 04:00 olay yeri olan … … – … yolu üzerinde bulunan PTS’lerde birbirine yakın saatlerde geçiş kayıtlarının olduğunun, içerisinde göçmen yakalanmayan … ve … plakalı araçların güzergah üzerindeki PTS’lerde birden fazla ve ters istikametlerde geçiş kayıtlarının olduğunun tespit edildiği, birbirinden habersiz 3 aracın tesadüfen farklı noktalarındaki PTS’lerden aynı saatlerde geçmiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu ve … ve … gözcülük ve refakatcılık yaptığının sabit olduğu, sanıkların HTS kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelenmesinde sanık …’ın olaydan birgün önce sanık …’un kardeşi olan … ile telefon görüşmesinin olduğunun tespit edildiği, tutanak mümzileri … ve …’un alınan beyanlarında, kovalamacada önlerine … Plakalı … marka araç girdiğini, önce bu aracın sivil araç olarak transiti takibe aldığını düşündüklerini, kovalamaca sırasında ışıklandırmalarını yaktıklarını ve ilgili araca uyarılarda bulunduklarını, buna rağmen … marka aracın aralarına girdiğini, sonra sivil ekip olmadığını anladıklarını, kendisine de sesli ikazlarda bulunduklarını fakat hala … marka araç ile sağ ve sol şerit olmak üzere aralarına girdiğini ve kendilerinin geçmelerine izin vermediğini beyan ettikleri, ayrıca mağdurların da beyaz renkli iki aracın sürekli kendilerine eşlik ettiği yönünde beyanda bulundukları, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde sanığın beyanının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, iştirak halinde 46 göçmeni diğer sanıklarla birlikte kaçırmaya çalıştığı, göçmenleri taşıyan aracın kapalı kasa … olduğu, nitekim gerek dosyada bulunan fotoğraflardan gerek tutanaktan gerekse mağdur beyanlarından bazı göçmenlerin bagajda taşındığının sabit olduğu, yakalanan göçmen sayısı nazara alındığında balık istifi şeklinde göçmenlerin araca bindirilmiş olduğu, bu durumun onur kırıcı muamele niteliğinde olduğu, ayrıca aracın göçmenler içindeyken ve araç seyir halinde iken sanık …’ın araçtan atlayarak kaçtığı ve soförsüz kalan aracın 3-4 metre yükseklikten aşağı düşerek durduğu, bu durumun fotoğraflar ile de sabit olduğu, bu haliyle göçmenlerin hayatı bakımından tehlikeli bir durumunda meydana geldiği anlaşılmakla göçmen sayısının fazlalığı ve kasta dayalı kusurun ağırlığı dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılarak cezanın belirlenmesi gerektiği Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın temyiz isteği yönünden
Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.10.2019 tarihli ve 2019/9.MD-355 Esas, 2019/596 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; sanığın yokluğunda verilen ve usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 5271 sayılı Kanunu’nun 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen kanunî süre içerisinde temyiz sebebi içermeyen, dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu; ancak aynı Kanun’un 295 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen 7 günlük kanunî süre içerisinde temyiz nedenlerini içeren gerekçeli temyiz dilekçesini sunmadığı anlaşılmıştır.
B. Sanık müdafiinin temyiz isteği yönünden
1. Suçun sanık tarafından işlenmediğine ve alt sınırdan uzaklaşılarak cezanın tayin edilmesine yönelik temyizinde:
Sanık hakkında kurulan hükme ilişkin olarak, Olay ve Olgular başlıklı bölümde belirtilen hususlar karşısında, sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesinde ve cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinde, Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. İstinaf mahkemesinin kararında gerekçe bulunmadığına yönelik temyizinde:
Bölge Adliye Mahkemesince 5271 sayılı Kanun’unun 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre, İlk Derece Mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu saptanarak istinaf isteminin esastan reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir
C. 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri de gözetilerek maddi hukuka ilişkin sair yönlerden yapılan incelemede:
Sanığa yükletilen göçmen kaçakçılığı eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, cezanın kanuni bağlamda uygulandığı belirlenerek yapılan incelemede sanık müdafinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (B) ve (C) bendinde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesinin kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanunun 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.