Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2023/12901 E. 2023/23319 K. 30.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/12901
KARAR NO : 2023/23319
KARAR TARİHİ : 30.10.2023

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği
SAYISI : 2022/1684 Değişik iş
SUÇ : Cumhurbaşkanına hakaret
KARAR : İtirazın reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Cumhurbaşkanına hakaret suçundan şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Mardin Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 12.05.2022 tarihli ve 2022/4496 soruşturma, 2022/2699 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii Mardin 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 03.06.2022 tarihli ve 2022/1684 değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2023 gün ve 2023/59205 sayılı Tebliğname’si ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, Cumhurbaşkanına hakaret suçundan yürütülen soruşturma sonucu şüphelinin paylaşımlarının kişinin onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte olmayıp somut bir fiil veya olgu isnadı yahut sövme içermediği ve şüpheli hakkında suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160 ıncı maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, şüphelinin … adlı sosyal paylaşım sitesinde yaptığı paylaşımlarda, sayın Cumhurbaşkanının geçmiş yıllarda ”fakir çalmasını bilmediği için fakirdir” şeklindeki videosu ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi görsellerinin yer aldığı, söz konusu paylaşımın şeref ve haysiyeti ihlal edici ve kişilik haklarını zedeler mahiyette olduğu ve delillerin mahkemesince takdir ve değerlendirilmesi gerektiği, bu nedenle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 299/3 üncü maddesinde yer alan, “Bu suçtan dolayı kovuşturma yapılması, Adalet Bakanının iznine bağlıdır.” şeklindeki düzenleme gereğince Adalet Bakanlığından kovuşturma izni alınması ve şüpheli hakkında kovuşturma yapılması gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 299 uncu maddesinde “Cumhurbaşkanına hakaret eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (Değişik: 29.06.2005 – 5377/35 md.) Suçun alenen işlenmesi hâlinde, verilecek ceza altıda biri oranında artırılır. Bu suçtan dolayı kovuşturma yapılması, Adalet Bakanının iznine bağlıdır.” şeklinde düzenleme mevcuttur.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasında “Türk Ceza Kanunu’nda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir.” şeklinde düzenleme mevcuttur.
Yukarıda yer alan düzenlemeler karşısında, Mardin 1. Sulh Ceza Hakimliği’nin 2022/1684 değişik iş sayılı kararına konu eylemin suç tarihi itibarıyla 5237 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin üçüncü fıkrasındaki “Bu suçtan dolayı kovuşturma yapılması, Adalet Bakanı’nın iznine bağlıdır” şeklindeki düzenleme gereğince kovuşturma iznine tabi olduğu, iddia edilen eylemin suç teşkil etmemesi nedeniyle kovuşturma iznine gerek duyulmadığı anlaşıldığından talebin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği Tebliğname’deki düşünce yerinde görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.10.2023 tarihinde karar verildi.