Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2023/12916 E. 2023/23414 K. 31.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/12916
KARAR NO : 2023/23414
KARAR TARİHİ : 31.10.2023

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği
SAYISI : 2022/4229 Değişik İş
SUÇ : Hakaret
KARAR : İtirazın reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Sesli yazılı veya görüntülü bir ileti ile hakaret suçundan şüpheli … isimli … kullanıcısı hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 26.08.2021 tarihli ve 2021/126866 soruşturma, 2021/90778 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 173 üncü maddesinin üçüncü fıkrası gereğince soruşturmanın genişletilmesine dair İstanbul 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 21.12.2021 tarihli ve 2021/7290 değişik iş sayılı kararını müteakip, anılan suçtan şüpheli hakkında yapılan soruşturma neticesinde, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 29.04.2022 tarihli ve 2022/54623 soruşturma, 2022/52563 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin İstanbul 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 14.10.2022 tarihli ve 2022/4229 Değişik İş sayılı kararının Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.07.2023 gün ve 2023/61620 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
“Her ne kadar, İstanbul 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 14.10.2022 tarihli kararıyla, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 29.04.2022 tarihli kovuşturmaya yer olmadığı kararının müştekiye 27.05.2022 tarihinde tebliğ edildiği, müşteki vekilinin bu karara karşı 15 günlük yasal süresinden sonra 15.06.2022 tarihinde itiraz ettiğinden bahisle süre yönünden itirazın reddine karar verilmiş ise de;
Dosya kapsamına göre; soruşturmaya ilişkin işlemlerin müşteki adına vekil marifeti ile Avukat … tarafından takip edildiği, dosyada müşteki vekilinin azline ilişkin herhangi bir belgenin de bulunmadığı, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun “Vekile ve kanuni mümessile tebligat” başlıklı 11 inci maddesinde yer alan “Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, müştekiye yapılan tebligatın geçerli olmadığı ve müşteki vekilinin 15.06.2022 tarihli dilekçesiyle yaptığı itirazın yasal süresinde olduğu kabul edilerek, itirazın esastan incelenmesi yerine yazılı şekilde usulden reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun “Vekile ve kanuni mümessile tebligat” başlıklı 11 inci maddesinde;
“Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. Vekil birden çok ise bunlardan birine tebligat yapılması yeterlidir.” hükmüne yer verilmiştir.
İnceleme konusu somut olayda; şikâyetçi vekili tarafından takip edilen soruşturmada; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 29.04.2022 tarihli 2022/54623 soruşturma 2022/52563 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın şikâyetçi vekili yerine 27.05.2022 tarihinde şikâyetçiye tebliğ edilmesinin usulsüz olduğu ve şikâyetçi vekili tarafından verilen 15.06.2022 tarihli itiraz dilekçesinin öğrenme üzerine süresinde verildiği gözetilmeden, esas hakkında bir karar verilmesi gerekirken itirazın süre yönünden reddine karar verilmesi hukuka aykırıdır.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Hakaret suçundan şüpheli … hakkında İstanbul 5. Sulh Ceza Hâkimliğinin 14.10.2022 tarihli ve 2022/4229 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi gereğince sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına,
Dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
31.10.2023 tarihinde karar verildi.