YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1309
KARAR NO : 2023/17836
KARAR TARİHİ : 03.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükmün Yargıtay 4. Ceza Dairesince bozulması üzerine İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … (Kapatılan) 11. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 26.05.2011 tarihli ve 2009/195 Esas, 2011/706 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve dördüncü fıkrası ile 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 11 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına dair hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hüküm, sanığın denetim süresinde kasıtlı suç işlemesi sonucunda açıklanarak … Asliye Ceza Mahkemesi’nin 20.02.2019 tarihli ve 2018/989 Esas, 2019/189 Karar sayılı kararıyla 5237 sayılı Kanun’un 125 maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinde düzenlenen hakaret suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
3. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı katılan tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
4. Bölge Adliye Mahkemesi kararının katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 26.04.2022 tarihli ve 2021/41361 Esas, 2022/11181 Karar sayılı kararıyla kendisine herhangi bir yükümlülük yüklenmeyen ve denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işleyen sanık hakkında, önceki hükmün aynen açıklanmasının gerekmesi nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
5. Bozma üzerine yapılan yargılama sonunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu İlk Derece Mahkemesinin kararıyla, açıklanması geri bırakılan hüküm aynen açıklanarak sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve dördüncü fıkrası ile 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 11 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği, açıklanması geri bırakılan hükme ilişkin denetim süresinde kasıtlı suç işlenmesi sebebiyle yapılan ihbar sonrasında dosyanın yeniden ele alındığı ve Mahkemesince esasa girilerek inceleme yapılmasında bir hukuka aykırılık olmadığı, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrasının buna cevaz verdiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı maddi anlamda hüküm niteliğinde olmayıp değişen durumlar gözetilerek yeniden değerlendirme yapılmasında bir yanlışlık bulunmadığı, tanık C. A.’nın Mahkemede beyanından döndüğü ve sanığın cezalandırılması için somut delilin kalmadığı, neticeten sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay tarihinde katılan N. K.’nın baroya kayıtlı avukat olarak görev yaptığı, sanık ile aralarında boşanma davası bulunan H. K. vekili olduğu, bu davanın duruşmasından çıktıklarında, sanığın karşı tarafın vekili olan katılana adliye koridorunda; “artık H.’yi sana bırakıyorum rahatça cilveleşirsin, al tepe tepe kullan” şeklinde sözler söyleyerek hakaret suçunu işlediği İlk Derece Mahkemesince kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrasına göre kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumu değerlendirilerek; cezanın yarısına kadar belirlenecek bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar verilerek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurulabileceğinin düzenlendiği ancak; sanık …’e herhangi bir yükümlülük yüklenmediği ve denetim süresinde kasıtlı suç işlemesi sebebiyle açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanmasının gerektiği belirlenerek sanık müdafiinin bu yöndeki temyiz sebeplerinin reddi gerekmiştir.
2. 5271 Sayılı Kanun’un 289 uncu Maddesinde Sayılan Kesin Hukuka Aykırılık Halleri De Gözetilerek Maddi Ceza Hukukuna İlişkin Sair Sebepler Yönünden
Sanığın aşamalarda suçlamaları kabul etmemesi, tanık C. A.’nın soruşturma aşamasında sanığın katılana yönelik iddia edilen sözleri söylediğini beyan etmesine karşın Mahkemede, taraflar arasında meydana gelen konuşma içeriğini duymadığını, o dönem sanıkla araları iyi olmadığından o şekilde anlatımda bulunduğunu, şimdiki beyanlarına itibar edilmesi gerektiğini belirtmesi karşısında, tanık C. A.’nın soruşturma aşamasındaki beyanlarına ne suretle üstünlük tanındığı açıklanıp tartışılmadan yetersiz gerekçeyle mahkûmiyet hükmü kurulması,
Nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İlk Derece Mahkemesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca … Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.05.2023 tarihinde karar verildi.