YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/13599
KARAR NO : 2023/25659
KARAR TARİHİ : 13.12.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/113 E., 2016/26 K.
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık müdafiinin temyiz istemi, sübuta, olay tutanağının gerçeğe aykırı düzenlendiğine, gerekçenin dosyadaki delillerle uyumlu olmadığına, Siverek Ağır Ceza Mahkemesi’nde diğer suçlara ilişkin görülen dava ile birleştirilmesi gerektiğine, katılan ve mağdurların beyanları arasında çelişkiler bulunduğuna, katılanın ağır ihmalinin bulunduğuna, sanıkla aralarında husumet bulunan tanıklar M.F.A. ve F.A. dışındaki tanıkların olayı doğrulamadıklarına, üst sınıra yakın ceza tayininin hak ve nesafet kurallarına aykırı olduğuna, O yer Cumhuriyet savcısının zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğine dair temyiz talebinin yerinde olmadığına, suçun işlendiğinin kabul edilmesi halinde eylemin yalnızca katılan …T.’ye yönelik olduğunun kabul edilmesi gerektiğine, açıklanan ve resen gözetilecek nedenlerle kararın bozularak sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine vesaire;
2. O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi, sanığın birden fazla görevliye yönelik direnme eylemini gerçekleştirmesi karşısında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması, bu hususun tartışılmaması ve sanığa bu yönde ek savunma hakkı verilmemesi nedenleriyle kararın usul ve esas yönünden Kanuna aykırı olup sanık aleyhine bozulması gerektiğine vesaire;
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, dava dışı F. A. isimli şahsa tabancayla ateş etmesi üzerine kendisine müdahale eden jandarma görevlisi katılan ve mağdurlara tabancayı doğrultup ”Yaklaşmayın sizede sıkarım, sizi de öldürürüm.” diyerek tehdit etmek suretiyle görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlediği iddia ve kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanık savunması, katılan ve mağdurlar ile tanıkların beyanları, olay tarihli tutanaklar, olayın meydana geliş şekli ile tüm dosya kapsamı bütün olarak değerlendirildiğinde; sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olduğuna ve cezanın teşdiden belirlenmesine dair Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırı görülmemiş ve sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz istemleri reddedilmiştir.
2. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri ile Sair Yönlerden
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
Sanığın, görevi yaptırmamak için direnme eylemini katılan ve mağdurlara karşı gerçekleştirdiğinin kabul edilmesine karşın, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle karar hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafii ile O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.12.2023 tarihinde karar verildi.