Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2023/14008 E. 2023/23716 K. 07.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/14008
KARAR NO : 2023/23716
KARAR TARİHİ : 07.11.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/373 E., 2016/495 K.
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece; sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 4.800,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizinin özetle; atılı suçlamaları kabul etmediği, tanık Ö.Ö. ve katılan anlatımının birbirini desteklemediği, tutanağın katılan tarafından tutulduğu, olay anında orada olmayan tanıkların tutanağı doğrulamasının dayanışma amaçlı olmasının ihtimal dahilinde olduğu, tutanak içeriğinin kendisine okunmadığı, bu nedenle savunma hakkının kısıtlandığı, kısmi ikrarının olmadığı, suçlamayı kabul etmediği, mahkemece suçun nitelendirilmesinin hatalı olduğu, direnme suçunun unsurlarının olayda oluşmadığı, eylemi kabul etmemekle birlikte iddia olunan sözlerin hasta haklarına riayet etmeyen görevlisi hakkında şikâyetçi olunacağı anlamında kullanıldığının değerlendirilmediği, eksik inceleme ile karar verildiği, alt sınırdan haksız olarak uzaklaşıldığı, bu nedenlerle ve resen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay günü yakınını hastaneye götüren sanığın, doktor olan katılan ile yaşadığı tartışmada “Biz burada aciliz sen orada cep telefonundan mesaj çekiyorsun, altı üstü bir iğne yaptıracaksın şu iğnemizi yazda gidelim.” ve “şşşt alo kime diyorum” demesi üzerine katılanın boyun tutukluğuna iğne yazmak zorunda olmadığını belirttiği ve buna sinirlenen sanığın çalışma masasına tekme ile vurup masa üzerindekileri dağıtıp “Bunun hesabını soracağım sen göreceksin.” şeklinde sözler söyleyerek katılanı tehdit ettiğinden bahisle cezalandırılması talebi ile açılan kamu davasında Yerel Mahkemece; sanığın kaçamaklı ikrarı, olay tutanağı ve bu tutanağı doğrulayan tanıklar Ö.Ö. ve S.A.’nın anlatımları bir bütün olarak değerlendirip, sanığın eyleminin görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturduğu kabul edilerek mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Katılan anlatımı ve tanık beyanlarının aşamalarda değişiklik göstermediği, birbirleri ile tutarlı ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, 09.10.2015 tarihli duruşmada tutanağın sanığa okunduğu ve diyeceklerinin sorulduğu, mahkemenin 5237 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin uygulanmamasına ilişkin değerlendirmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla bozma sebepleri dışındaki temyiz istemleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinde “Görevi yaptırmamak için direnme.” başlığıyla “Seçenekli hareketli.” ve “Amaçlı bir fiil.” olarak düzenlenen ve görevin yapılmasını önleme maksadıyla kamu görevlisine karşı gelinmesi eylemleri cezalandırılan suç tipinde; hareketin icra vasıtalarının “Cebir veya tehdit.” şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceğinin öngörüldüğü ve belirtilen tipik hareketleri içermeyen pasif direnme fiillerinin bu suçu oluşturmayacağı göz önüne alındığında, sanığın yazmasını istediği iğneyi yazmaması nedeni ile katılana sinirlenerek çalışma masasına tekme atarak masa üzerindekileri devirip katılanı tehdit etmesi şeklinde gerçekleşen eylemde ve sanığın tehdit suçundan cezalandırılması talebi ile açılan kamu davasında; sanığın katılanın hangi görevini yapmasına engel olduğu, görevi yaptırmamak için direnme suçunun cebir veya tehdit unsurunun ne şekilde gerçekleştiği kanıtlara dayalı olarak açıklanmadan yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması nedeniyle karar hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.11.2023 tarihinde karar verildi.