YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1449
KARAR NO : 2023/17396
KARAR TARİHİ : 25.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, tehdit
Sanık … hakkında tehdit suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz talebi bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanık … hakkında tehdit suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, aynı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu anlaşılmıştır.
Katılan …’un Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminden alınan güncel nüfus kaydına göre hükümden sonra 29.04.2018 tarihinde öldüğü, 5271 sayılı Kanun’un 243 üncü maddesi gereğince katılma kararının hükümsüz kaldığı, ölenin mirasçılarının da davaya katılma talepleri bulunmadığından, temyiz eden katılan … vekilinin sanık … hakkında ceza verilmesine yer olmadığına dair karara ilişkin temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanık … hakkında hakaret suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden katılan sanık …’nın hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile;
1. Sanık … hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca neticeten hükmolunan 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına,
2. Sanık … hakkında katılan …’a yönelik hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 129 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına,
3. Sanık … hakkında katılan …’ya yönelik hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 129 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına,
Karar verilmiştir.
II. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Katılan …’a Yönelik Tehdit Suçundan Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararına Yönelik Katılan … Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olup, temyizlerinin mümkün olmadığı, aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık … Hakkında Katılan …’a Yönelik Hakaret Suçundan Verilen Ceza Verilmesine Yer Olmadığı Kararına Yönelik Katılan … Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Katılan …’un UYAP’tan alınan güncel nüfus kaydına göre hükümden sonra 29.04.2018 tarihinde öldüğü, 5271 sayılı Kanun’un 243 üncü maddesi gereğince katılma kararının hükümsüz kaldığı, katılanın mirasçılarının da davaya katılma talepleri bulunmadığı, katılma kararının hükümsüz kaldığı anlaşıldığından katılan … vekilinin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
C. Sanık … Hakkında Katılan …’ya Yönelik Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanığın yargılama konusu hakaret eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 26.03.2015 tarihli sorgu tarihi olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
III. KARAR
A. Sanık … Hakkında Katılan …’a Yönelik Tehdit Suçundan Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararına Yönelik Katılan Sanık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle katılan … vekilinin kanun yolu başvuruları itiraz merciince incelenmek üzere esası incelenmeyen dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle Mahkemesine iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
B. Sanık … Hakkında Katılan …’a Yönelik Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle, Yerel Mahkeme kararına yönelik katılan … vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
C. Sanık … Hakkında Katılan …’ya Yönelik Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkeme kararına yönelik katılan … vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.04.2023 tarihinde karar verildi.