Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2023/1457 E. 2023/17495 K. 26.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1457
KARAR NO : 2023/17495
KARAR TARİHİ : 26.04.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Hakaret

Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi kararının, sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun (7201 Sayılı Kanun) 10 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği, adı geçenlerin öncelikle dava dosyasında kendi beyanlarına istinaden bilinen en son adresleri esas alınarak gerekçeli kararın tebliği yoluna gidilmesi, aynı Kanun’un “Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina” başlıklı 21 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca bu adreslere tebligat çıkarılıp söz konusu tebligatların bila tebliğ iade edilmesi hâlinde, aynı Kanun’un 10 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereği en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Merkezî Nüfus İdare Sistemindeki (MERNİS) adresleri esas alınarak tebliğ yoluna gidilmesi gerekmektedir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 20.11.2020 tarihli ve 2019/2 Esas, 2020/3 Karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere; 7201 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin ikinci fıkrası hükmü gereği gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsendiği, muhatabın bilinen en son adresine çıkarılan tebligatın iade edilmesi veya MERNİS adresinin bilinen adresten farklı olması hâlinde MERNİS adresine “MERNİS” şerhi düşülerek 7201 sayılı Kanun’un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca doğrudan tebligat çıkartılması gerekmektedir.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 294 üncü maddesinin birinci fıkrasında “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.” şeklinde, aynı Kanun’un 295 inci maddesinin birinci fıkrasında ise “Temyiz başvurusunda temyiz nedenleri gösterilmemişse temyiz başvurusu için belirlenen sürenin bitmesinden veya gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde hükmü temyiz olunan bölge adliye mahkemesine bu nedenleri içeren bir ek dilekçe verilir” biçiminde düzenlemeler bulunması karşısına, sanığın süresinde sunmuş olduğu temyiz dilekçesinin, hükmün hukuki yönüne ilişkin bir sebep içermemesi ve Bölge Adliye Mahkemesinde kurulan hükümde, temyiz başvurusunda hükmün neden dolayı bozulmasının istendiğine dair temyiz sebebi gösterilmesinin zorunlu olduğuna, gösterilmemesi halinde ise temyiz isteminin reddedileceğine dair bildirimin yer almaması üzerine Dairemizin 26.10.2022 tarihli ve 2020/17956 Esas, 2022/20849 Karar sayılı ilamı ile sanığa meşruhatlı tebligat çıkarılması için dosyanın incelenmeksizin Bölge Adliye Mahkemesine geri gönderilmesine karar verildiği, bu karara istinaden meşruhatlı tebligatın bilinen son adresine göre tebliğe çıkarıldığı ancak bu adresten ayrılması nedeniyle tebligatın iade gelmesi üzerine MERNİS adresine 5271 sayılı Kanun’un 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre tebliğe çıkarılması gerekirken, iade gelen adresine aynı Kanun’un 35 inci maddesine göre tebliğ işleminin yapıldığı ve bu nedenle de tebligatın usulsüz olduğu, anlaşılmakla, meşruhatlı tebligatın usûlüne uygun şekilde sanığa tebliği ile tebliğ – tebellüğ evrakının ve hükmü temyiz etmesi durumunda ek temyiz dilekçesinin dava dosyasına eklenmesi ve bu durumda ileri sürülen yeni temyiz istemleri hakkında ek Tebliğname düzenlenmesinden sonra dava dosyasının, geri gönderilmek kaydıyla, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Oy birliğiyle, 26.04.2023 tarihinde karar verildi.