Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2023/1499 E. 2023/20238 K. 03.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1499
KARAR NO : 2023/20238
KARAR TARİHİ : 03.07.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İmar kirliliğine neden olma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 52. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.03.2016 tarihli 2012/90 Esas ve 2016/11 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 184 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 51 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve verilen cezanın ertelenmesine karar verilmiştir.
2. Yukarıda esas ve karar numarası belirtilen kararın sanık müdafii tarafından temyizi Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 14.10.2020 tarihli 2020/7293 Esas ve 2020/11912 Karar sayılı kararı ile ”Hükümden sonra 18 Mayıs 2018 tarihinde 30425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7143 sayılı Kanun’un 16. maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanunu’na eklenen geçici 16. maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 184 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 51 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve verilen cezanın ertelenmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, suça konu inşaların sanık tarafından yapılmayıp satın almadan önce mevcut olduğu, bilirkişi raporunun taraflarına tebliğ edilmediği, yazılı savunma için taraflarına süre verilmediği ve mazeretleri yetersiz gerekçeyle reddedildiği, bu suretle savunma haklarının kısıtlandığı, 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin uygulanmasının usul ve Yasa’ya aykırı olduğu, katılan taraf lehine vekalet ücreti takdir edilmesinin hatalı olduğu, izah edilen ve resen dikkate alınacak nedenlerle kararın bozulması gerektiğine vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın … İlçesi … Mahallesi … sokak … kapı sayılı binanın sahibi olduğu ve suç tarihindeki tespite göre, mevcut yapının 1-2-3 normal katlarının arkada parsel tamamında büyütülerek tüm binada merdivenin bu kısma alındığı ve bina üzerine 4. normal kat seviyesinde önde takribi 3 metre teras bırakılarak çelik konstrüksiyon çekme kat ilavesi yapıldığı, bu suretle sanığın imar kirliliğine neden olma suçunu işlediği iddia ve kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri ile sair yönlerden yapılan incelemede, 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin uygulanmamasına dair Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmış ve başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. Sanık ve müdafiine 10.09.2015 tarihli bilirkişi raporu tebliğ edilmeyerek bilirkişi raporuna karşı etkin yorum ve itirazda bulunma hakkı tanınmadan yargılamaya devamla mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
2. Sanığın aşamalarda, binadaki suça konu imara aykırı inşaları kendisinin yapmadığını ve binayı satın aldıktan sonra yalnızca tadilat yaptırdığını savunması, 10.09.2015 tarihli bilirkişi raporunda bina vasfında olduğu belirtilen ve iskan projesinde var olmayan 4. kat seviyesinde ön cephesinde terası yer alan ve çelik konstrüksiyondan imal edilmiş yeni bir çatı katı inşasının ne zaman yapıldığı, tadilat esnasında zaten mevcut olup olmadığı, mevcutsa bu katın tadilatla mı bugünkü haline getirildiği, dosyadaki bilgi, belge ve fotoğraflar ile keşif esnasında yerinde yapılan tespitte de mümkün olmadığının belirtilmesi ve tanık E. D.’nin de beyanında binanın 4. katını eskiden beri bildiğini ve sonradan yapılmış bir kat olmadığını belirtmesi karşısında; ruhsatsız inşaların yapım tarihinin saptanması açısından, yapının bulunduğu yere ilişkin önceki yıllara ait hava fotoğrafları ve/veya uydu görüntülerinin temin edilmesi, bilirkişiden yapım tarihinin belirlenmesine yönelik teknik verilere dayalı ek rapor alınması, varsa komşu taşınmazlarda oturanlar ve yapımda çalışan şahıslar belirlenerek tanık sıfatıyla dinlenip, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin, eksik bilirkişi raporuna istinaden, yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Nedenleriyle karar hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.07.2023 tarihinde karar verildi.