YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1591
KARAR NO : 2023/17702
KARAR TARİHİ : 02.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
Sanığın hakaret suçundan mahkumiyetine dair yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.03.2023 tarihli ve KYB- 2023/16316 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma isteminin;
Dosya kapsamına göre, sanığın eylemine uyan suç için kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zamanaşımının aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl olacağı, zamanaşımını kesen son işlem olan sanığın mahkeme huzurundaki savunmasının alındığı 04/08/2009 tarihinden, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklandığı 07/03/2019 tarihine kadar geçen süreden, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 03/11/2010 tarihi ile denetim süresi içerisindeki suçun işlendiği 01/03/2011 tarihi arasında geçen durma süresi mahsup edildiğinde, geriye kalan 9 yıl 3 ay 6 günlük süre boyunca zamanaşımı süresi işlemek suretiyle 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşıldığından, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin;
Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.
Şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.
2. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun (YCGK), 07.03.2017 tarihli, 2015/8-268 Esas ve 2017/124 Karar sayılı ve 17.01.2017 tarihli, 2015/15-536 Esas ve 2017/14 Karar sayılı, kararlarında ayrıntıları açıklandığı üzere; hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi durumunda dava zamanaşımı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği tarihte durmaya başlayıp, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranılması halinde yeni suç işlendiği veya denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine aykırı davranıldığı tarihte yeniden işlemeye başlayacaktır.
İnceleme konusu somut olayda, sanık hakkında 3 ay 28 günlük durma süresi de göz önüne alındığında, yargılama sürecinde olağan dava zamanaşımı süresi olan 8 yıllık süresinin dolmasıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince sanık hakkındaki atılı suçtan açılan kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi gerekirken mahkumiyet hükmü kurulması, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Sanık hakkında hakaret suçundan … Asliye Ceza Mahkemesinin 07.03.2009 tarihli, 2018/671 Esas ve 2019/178 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi gereğince, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. Bozma nedenine göre karardaki hukuka aykırılığın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca Yargıtay tarafından düzeltilmesini gerektiğinden; sanık hakkında, hakaret suçundan açılan kamu davasının, 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince DÜŞMESİNE, sanık hakkında açılan kamu davasının düşmesi nedeniyle bu suç için yapılan yargılama giderinin Hazine üzerinde bırakılmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.05.2023 tarihinde karar verildi.