YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1925
KARAR NO : 2023/19228
KARAR TARİHİ : 31.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/100 E., 2022/740 K.
SUÇ : İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yerel Mahkemenin 21.06.2016 tarih ve 2016/73 E. – 2016/469 K. sayılı kararıyla, sanıklar hakkında, imar kirliliğine neden olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 184 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 50 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
2. Hükümlerin sanıklar tarafından temyizi üzerine Dairemizin 29.11.2021 tarih ve 2021/27305 E. – 2021/27930 K. sayılı ilamıyla, hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla, sanıklar hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 184 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıkların temyizinin; hükümlerin usul ve Yasa’ya aykırı oldukları, binanın giriş katında bulunan daireye 90 cm yüksekliğinde balkon yaptıkları, Belediye İmar Tip Yönetmeliğinin 16 ncı maddesinin beşinci fıkrasında bu yüksekliğin azami 1,5 metre olarak belirlendiği, dolayısıyla yapının imara aykırı olmadığı, dairenin 3. kişiye satılmış olduğu ve bu nedenle aykırılığın giderilmesi imkanlarının olmadığı, şartları oluştuğu halde haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmediği, bu nedenle ve resen tespit edilecek nedenlerle hükümlerin düzeltilerek onanması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
… … Mahallesi … Sokak 1915 Ada 6 parsel sayılı taşınmaz üzerine yapılan binada birinci bodrum kat giriş merdiveninin sol ve sağ tarafında, ayrıca zemin katta proje harici balkonların yapılmış olduğu tespit edilerek, … Belediyesi İmar İşleri Müdürlüğü’nün 02.07.2014 tarihli yapı tespit ve durdurma zaptı düzenlendiği, belediye encümeni kararı ile 30 gün süre verilmesine rağmen yapının ruhsata uygun hale getirilmemesi nedeni ile suç duyurusunda bulunulduğu ve yapılan soruşturma sonucunda sanıklar … ve … hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
Sanık … savunmasında suça konu daireyi müteahhitten satın aldığını, izin almadan mutfağın önüne balkon yaptığını kabul etmiş, sanık … ise arsa sahibi olup kendisine düşen zemin kat dairesinin mutfağının önüne izin almadan balkon yaptığını kabul etmiştir.
Yerel Mahkemece, sanıklara süre verilmesine rağmen yapıyı eski haline getirmedikleri ya da ruhsat almadıkları, sanıkların kaçak olarak yaptıkları balkonların daha önce yapılan binada alan artışı sağlamaları nedeni ile İmar Kanunu’nda tanımı yapılan ” bina” kapsamında kaldığı, bu şekilde sanıkların üzerine atılı imar kirliliğine neden olma suçunu işledikleri sabit görüldüğünden, ayrı ayrı mahkumiyetlerine karar verilmiştir.
Bozma üzerine yapılan yargılamada ise, Yerel Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilerek, sanıkların yapı kayıt belgesi almadıkları tespit edilerek, yeniden sanıkların ayrı ayrı mahkumiyetlerine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanıkların balkon kapatmak suretiyle kullanım alanını genişlettiği iddia olunan söz konusu ruhsata aykırı tadilatının; bina vasfında olup olmadığı, taşıyıcı unsurunun etkilenip etkilenmediği ve inşaat ruhsatına aykırı olarak alan kazanımı olup olmadığı hususlarında mahallinde keşif yapılarak, bilimsel verilere dayalı bilirkişi raporu alındıktan sonra sonucuna göre delillerin değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle hükümler hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanıkların temyiz istemi yerinde görüldüğünden, başkaca yönleri incelenmeksizin, hükümlerin 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
31.05.2023 tarihinde karar verildi.