Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2023/2164 E. 2023/20447 K. 05.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2164
KARAR NO : 2023/20447
KARAR TARİHİ : 05.07.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/801 E., 2022/849
SUÇ : Hakaret
HÜKÜMLER : Ceza verilmesine yer olmadığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Anadolu 29. Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 29.03.2016 tarihli ve 2014/622 Esas, 2016/202 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkralarında düzenlenen hakaret suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. Yerel Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 19.09.2022 tarihli ve 2020/18802 Esas, 2022/17189 Karar sayılı ilamı ile hakaret suçuna ilişkin iddianamede belirtilen sözlerin, olay anına ilişkin kamera görüntüleri ve kayıtta bulunan konuşmalara ilişkin düzenlettirilen 22.06.2015 havale tarihli bilirkişi raporunda gösterilmesi karşısında; sanıklar … ve … hakkında hakaret suçunun ne suretle oluşmadığı yeterince tartışılmadan yetersiz gerekçeyle beraat hükümleri kurulması nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3. Yerel Mahkemece sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkralarında düzenlenen hakaret suçundan aynı Kanun’un 129 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanın temyiz isteği, Mahkemece, katılanın kirasını ödememesi ve verdiği maddi zarardan kaynaklanan haksız fiile tepki olarak sanıklara ceza verilmesine yer olmadığı kararı verildiği ancak; katılanın ödemediği bir kira bedelinin bulunmadığı ve kiralanana herhangi bir zarar vermediği, sanıkların bu konuya ilişkin herhangi bir delil sunmadıkları, Mahkemece de herhangi bir araştırma yapılmadığı, katılanın kiralanandan baskı ve tehditle çıkarılmaya çalışıldığı, sanıkların herhangi bir hukuki süreç başlatmadan katılanın yanına gelip anahtarları almaya kalktıkları, uyuşmazlığın çıkmasında haksız olan tarafın katılan olmadığı, ayrıca sanıkların katılanı elleri ve boynundan tutarak uzaklaşmasına engel olmaları eyleminin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğuna vesaire ilişkindir.
III. GEREKÇE
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 02.03.2010 gün 2010/22-42 sayılı kararında da açıklandığı üzere hükmün aleyhe bozulması halinde davaya yeniden bakacak mahkemece 5320 sayılı Kanun’un sekizinci maddesinin birinci fıkrası uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereğince sanıklara bozmaya karşı diyeceklerinin sorulması zorunlu olup, bozmada belirtilen ve aleyhine sonuç doğuracak olan hususlarda beyanda bulunma, kendisini savunma ve bu konudaki kanıtlarını sunma olanağı tanınmadan savunma hakları kısıtlanmak suretiyle yokluklarında duruşmaya devam olunarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeksizin hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.07.2023 tarihinde karar verildi.