YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2176
KARAR NO : 2023/19958
KARAR TARİHİ : 15.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/404 E., 2022/20 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yerel Mahkemenin 18.12.2012 tarihli ve 2012/37 Esas, 2012/410 Karar sayılı kararıyla sanığın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile dördüncü fıkrası, 43 üncü, 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca neticeten 5 kez 8.840,00 TL adli para cezalarıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Anılan kararın Yargıtay 18. Ceza Dairesince bozulması üzerine Yerel Mahkemenin 04.02.2020 tarihli kararıyla sanığın anılan Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile dördüncü fıkrası, 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca neticeten 4 kez 7.080,00 TL adli para cezalarıyla cezalandırılmasına hükmedilmiştir.
3. Kararın Yargıtay 4. Ceza Dairesince bozulması sonrasında yapılan yargılama sonucunda, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen Yerel Mahkemenin kararıyla sanığın aynı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile dördüncü fıkrası, 43 üncü, 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca neticeten 7.080,00 TL ve 8.840,00 TL adli para cezalarıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği, tanık beyanlarının taraflı olduğuna, suçun işlendiğine dair somut ve inandırıcı delil bulunmadığı gibi suçun yasal unsurlarının da oluşmadığına, dolayısıyla kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın olay tarihinde Kiraz Devlet Hastanesinde doktor olarak görev yaptığı, mesai içerisinde ebe olan katılan ve mağdura karşı “Aptal, gerizekalı.” gibi sözler söylediği, ayrıca diğer mağdura “Senin psikolojin bozuk. Bu durumu kızına da yansıtıyorsun. Onun da psikolojisi bozuluyor.” dediği, yazılı başvuru yapılması nedeniyle talepleri doğrultusunda sanıkla çalışmamaları için görev yerlerinin değiştirildiği, sanığın yine katılana hastane servisinde “Terbiyesiz, salak, sen kendini ne zannediyorsun.” şeklinde sözler sarf ettiği ayrıca katılan ve mağdurlara yönelik “Şerefsizler, salaksınız, gerizekalısınız, AKP.’nin yalakalığını yapıyorsunuz, k.ç yalayıcıları, bunlar ebelikten anlamıyor, maaşlarını alıp oturuyorlar, bunlar çocuk doğurmamış çocuk s..ş, bu çocuklar da ileride şerefsiz olacak.” dediği, bunun dışında katılana “Siz … …’ın destekçisisiniz, doğurduğunuz çocuklar da onun destekçisi olacak. O yüzden Allah çocuklarınızın da belasını versin, siz çocuk doğurmuyorsunuz, çocuk s…uz.” dediği, ayrıca sanığın muayeneden sonra hastalarla veya hemşire ve ebelerle siyasi içerikli konularda konuştuğu, bu esnada sanığın Başbakana yönelik hakaretlerde bulunduğu “Şerefsizler.” dediği, “Badem bıyıklı.” şeklinde hitapta bulunduğu, “Ülkeyi iyi yönetemiyorlar, kadın olsam üçüyle de evlenmem ya da onlar kadın olsa üçüyle de evlenmem.” gibi sözler söylediği, bu şekilde sanığın Başbakana yönelik ayrı, ebe olan mağdurlara yönelik ayrı olarak hakaret suçunu işlediği kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın yargılama konusu eylemleri için 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile dördüncü fıkrası uyarınca belirlenecek cezalarının türü ve üst hadlerine göre, aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. Suçun işlendiği kabul edilen 07.07.2010 tarihine göre, temyiz incelemesi tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımının gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.06.2023 tarihinde karar verildi.