YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2184
KARAR NO : 2023/16812
KARAR TARİHİ : 04.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
Hakaret suçundan sanık …’nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkrası ve aynı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca 2 ay 27 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasını anılan Kanun’un 58 inci maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair … Asliye Ceza Mahkemesinin 12.11.2020 tarihli ve 2020/19 Esas, 2020/1210 Karar sayılı kararının Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14.03.2023 gün ve 2023/18832 sayılı Tebliğname’si ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 15.12.2017 tarihli ve 2017/19084 Esas, 2017/28185 Karar sayılı ilâmında; ” ..Sanığa isnat edilen suçların, CMK’nın 253/3 üncü maddesi kapsamında birlikte işlendiği hususunda tereddüt bulunmamaktadır. Çözülmesi gereken sorun, hüküm kurulurken uzlaştırma kapsamında olmayan suçtan beraate hükmolunması halinde, sübutunda sorun olmayan ve müstakilen uzlaştırma kapsamında olan suçla ilgili nasıl bir yol izleneceğidir….Yapılan yargılama neticesinde ise sanığın kamu görevlisine hakaret suçundan beraatine hükmolunup, mercii kararından ve kanun yararına bozma talebinden önce kesinleşmesi nedeniyle bu suçun işlendiğinden bahsedilemeyeceği için sair tehdit suçu yönünden de uzlaştırmaya engel olan CMK’nın 253/3 üncü maddesinin uygulanma olanağı kalmayacak ve bu suç yönünden CMK’nın 254 üncü maddesi gereğince uzlaştırma işlemlerinin yapılması gerekecektir.” şeklinde açıklamalara yer verildiği, bu bağlamda hüküm kurulurken uzlaştırma kapsamında olmayan suçtan beraate hükmolunması hâlinde, uzlaştırma kapsamında bulunan suç yönünden dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilebileceği, bu durumun ise ihsası rey olarak nitelendirilmeyeceği,
Somut olayda; sanığın üzerine atılı bulunan ve uzlaşmaya engel olan silahla tehdit suçu bakımından beraat kararı verilmiş olması ve hakaret suçu yönünden uzlaştırmaya engel olan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki düzenlemenin uygulama olanağının kalmamış olması karşısında, 5271 sayılı Kanun’un 254 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki “Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir.” şeklindeki düzenleme uyarınca hakaret suçu bakımından uzlaştırma işleminin yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.
”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun’un 253 üncü ve devamı maddelerinde düzenlenen uzlaştırma müessesesinde 24.11.2016 tarihinde kabul edilen 6763 sayılı Yasa ile köklü değişiklikler yapılmıştır. 6763 sayılı Kanun 02.12.2016 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe girmiştir.
6763 sayılı Kanun ile değişiklik öncesi şikâyete bağlı suçlar ile şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın kasten yaralama (üçüncü fıkra hariç olmak üzere 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesi), taksirle yaralama ( 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesi), konut dokunulmazlığının ihlali ( 5237 sayılı Kanun’un 116 ncı maddesi), çocuğun kaçırılması ve alıkonulması ( 5237 sayılı Kanun’un 234 üncü maddesi), ticari sır, bankacılık sırrı veya şikâyetçi sırrı niteliğindeki bilgi veya belgelerin açıklanması (5237 sayılı Kanun’un 234 üncü maddesi, dördüncü fıkra hariç) ve özel Kanun’larda uzlaşmaya tabi olduğu belirtilen suçlar uzlaşmaya tabi suçlar idi. Bu genel kuralın istisnası olarak da soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa da etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar uzlaşma kapsamında değildi. Ana kuralın bir diğer önemli istisnası da uzlaştırma kapsamına giren bir suçun uzlaşma kapsamına girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmesi durumu idi ki, bu durumda da uzlaşma hükümlerinin uygulanmayacağı yaptırım altına alınmıştır.
Ayrıca 5271 sayılı Kanun’un 254 üncü maddesinde de: “Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, uzlaştırma işlemleri 253 üncü maddede belirtilen esas ve usule göre, Mahkeme tarafından yapılır.” hükmü düzenlenmiştir.
Bu madde de, 6763 sayılı Kanun ile: “Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir.” şeklinde değiştirilmiştir.
İnceleme konusu somut olayda; hakaret suçunun uzlaştırma kapsamında bulunmayan silahla tehdit suçu ile birlikte işlendiği iddia edildiğinden, 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına göre uzlaşma kapsamında bulunmadığı, ancak yapılan yargılama neticesinde sanığın silahla tehdit suçundan beraat etmesi karşısında, hakaret suçunun uzlaşmaya tabi hale geldiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinde öngörülen yönteme uygun biçimde uzlaştırma işlemi yapılmadan sanık hakkında hakaret suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan … Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.11.2020 tarihli ve 2020/19 Esas, 2020/1210 Karar sayılı ilamının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3.5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.04.2023 tarihinde karar verildi.