YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2186
KARAR NO : 2023/19046
KARAR TARİHİ : 29.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
Cumhurbaşkanına hakaret suçundan sanık …’nun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un (5237 sayılı Kanun) 299 uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile 62 nci maddeleri uyarınca 11 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair … 50. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.11.2021 tarihli ve 2020/388 Esas, 2021/783 Karar sayılı kararına karşı katılan vekili tarafından yapılan itirazın reddine ilişkin … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.02.2022 tarihli ve 2022/362 değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.03.2023 gün ve 2023/17859 sayılı Tebliğname’si ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
“Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.04.2018 tarihli ve 2014/15-487 Esas, 2018/151 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddi boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği gözetilerek yapılan incelemede,
5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinde yer alan, “(1) Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır. (Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/6 md.) Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır. (2) Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır.” şeklindeki düzenleme karşısında,
Dosya kapsamına göre, sanık tarafından yapıldığı kabul edilen paylaşımlardan;
1. 26.08.2017 tarihinde, Cumhurbaşkanı …’ın yer aldığı fotoğrafın üst tarafında “Enerje ye DAMAT bakıyor Eğitime oğlu bakıyor Sağlığa HANIMI bakıyor İletişime KIZI bakıyor DİKTATÖR deyince de kızıyor..” şeklindeki yazı,
2. 20.06.2017 tarihinde, Cumhurbaşkanı …’ın yer aldığı ve üzerinde “Ne aldanan oldum ne aldatan, Rabbim de milletim de bizi affetsin… Şahsım da milletimde aldatıldı.” şeklinde ibareler bulunan fotoğraf ile bu fotoğrafın üst tarafında “Adamda her yol var işini yürütüyor ya pişkin pişkin.” şeklindeki yazı,
3. 27.10.2017 tarihinde, Cumhurbaşkanı …’ın yer aldığı ve üzerinde “… canlı yayında az önce açıkladı! YANILMIŞIZ” şeklinde ibareler bulunan fotoğraf ile bu fotoğrafın üst tarafında “Çek git o zaman m…l senin yanlış politikaların yüzünden kürt halkımızı da kaybetmek istemiyoruz bir an önce itip kakaladığınız kürt halkına sahip çıkılmalıdır.” şeklindeki yazı,
4. 09.11.2017 tarihinde, “birinci elden alıyorum haberleri siyasetçi arkadaşlarım var … son dönemlerini yaşıyor geberecek durumu bayağı ağırmış, torbayla yaşıyor b…k torbası afedersiniz metastasyonu var.” şeklindeki yazılardan,
(3) numaralı paylaşımın hakaret olduğu kabul edilerek diğer paylaşımlar yönünden hakaret suçunun oluşabilmesi için bir kişiye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek şekilde bir fiil veya olgu isnat etmek veya sövmek suretiyle; onur, şeref ve saygınlığına saldırılma olması gerektiği, kamuya malolan kişilerin diğer kişilere nazaran ağır eleştirilere daha fazla katlanmak zorunda olduğu, somut olayda bahse konu yorumun, onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek somut bir fiil veya olgu isnadı ya da sövme niteliğinde olmayıp ağır siyasi eleştiri niteliğinde olduğu, hakaret suçunun unsurlarının oluşmaması nedeniyle sanığın cezalandırılmadığı anlaşılmış ise de sanığın paylaşımlarında geçen sözlerin incitici, küçük düşürücü ve Cumhurbaşkanının toplum içindeki saygınlığını zedeleyici mahiyette olması nedeniyle hakaret vasfı taşıdığı gözetilmeden sanık hakkında 26.08.2017, 20.06.2017, 27.10.2017 ve 09.11.2017 tarihlerinde gerçekleştirdiği Cumhurbaşkanına hakaret fiilleri sebebiyle, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesindeki zincirleme suça ilişkin hükümler uygulanarak karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir.
Yargılamaya konu somut olayda; sanığın katılana yönelik 26.08.2017, 20.06.2017 ve 09.11.2017 tarihli paylaşımlarının, katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, nezaket dışı, kaba söz niteliğinde olduğu ve hakaret suçunun unsurlarını oluşturmadığı anlaşıldığından kanun yararına bozma isteminin reddine karar verilmiştir.
III. KARAR
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Kanun yararına bozma istemine ilişkin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen Tebliğname’de yer alan düşünceler yerinde görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE,
Dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.05.2023 tarihinde karar verildi.