Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2023/2189 E. 2023/18339 K. 15.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2189
KARAR NO : 2023/18339
KARAR TARİHİ : 15.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR :Cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak ve katılmak, göçmen kaçakçılığı ve dolandırıcılık

Cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak ve katılmak, göçmen kaçakçılığı ve dolandırıcılık suçlarından sanık … hakkında açılan kamu davasının 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 102 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına, adli emanetin … sırasında kayıtlı 5.100 Doların kendisine ait olduğunu kanıtlaması durumunda başvuran ilgili kişiye iadesine dair … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.07.2008 tarihli ve 2003/37 Esas, 2008/236 Karar sayılı kararının temyiz edilmeden kesinleşmesini müteakip, sanığın adli emanette bulunan paranın kendisine iadesi talebi hakkında, Mahkemelerince … Emanet Memurluğuna yazılan 28.07.2008 tarihli yazıda adli emanette bulunan paranın kendisine ait olduğunu ispatlayan kişiye iade edilmesinin belirtildiğinden bahisle, yeniden karar verilmesine yer olmadığına ilişkin aynı Mahkemenin 15.01.2020 tarihli ve 2003/37 Esas, 2008/236 Karar sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine dair … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.02.2020 tarihli ve 2020/219 değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.03.2023 gün ve 2023/21320 sayılı Tebliğname’si ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamında mevcut … Valiliği Emniyet Müdürlüğü … Havalimanı Şube Müdürlüğünün 07.04.2003 tarihli ve B.05.1.EGM.4.34.00.92.10.2003 sayılı yazısında …’ten elde edilen 5.100 Doların incelenmek üzere Merkez Bankası Kambiyo Müdürlüğüne gönderildiğinin tutanak altına alınmış olduğu cihetle, anılan paranın sahibinin … olduğu anlaşılmakta ise de, Suç Eşyası Yönetmeliğinin 18/1-a maddesinde yer alan, “Sahibine iadesine karar verilen eşya, kimliğini ispatlamaya yeterli bir belgeye dayanılarak suç eşyası esas kaydındaki hanesine işaret olunarak imza, mühür veya parmak izi alınmak suretiyle sahibine, yasal temsilcisine veya vekiline teslim ve tesellüm tutanağı ile teslim olunur.” şeklinde ve aynı Yönetmeliğin 21/2 nci maddesindeki “İadesine karar verilen eşyanın, sahibinin tespit edilememesi hâlinde 22.11.2001 tarih ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun bulunmuş eşyaya ilişkin hükümlerine göre işlem yapılır.” şeklindeki düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, hükümde adli emanetin 2003/1478 sırasında kayıtlı 5.100 Doların iade edileceği kişinin infazda tereddüt yaşanmasına neden olmayacak şekilde kimliğinin açıkça belirtilmesi gerektiği, yazılı şekilde karar verilmesi durumunda hükmün fiilen infaz kabiliyetinin bulunmayacağı gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Suç Eşyası Yönetmeliğinin 18 inci maddesinin (a) bendinde yer alan, “Sahibine iadesine karar verilen eşya, kimliğini ispatlamaya yeterli bir belgeye dayanılarak suç eşyası esas kaydındaki hanesine işaret olunarak imza, mühür veya parmak izi alınmak suretiyle sahibine, yasal temsilcisine veya vekiline teslim ve tesellüm tutanağı ile teslim olunur.” şeklinde ve aynı Yönetmeliğin 21 inci maddesinin ikinci fıkrasındaki “İadesine karar verilen eşyanın, sahibinin tespit edilememesi hâlinde 22.11.2001 tarih ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun bulunmuş eşyaya ilişkin hükümlerine göre işlem yapılır.” şeklindeki düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, hükümde adli emanetin 2003/1478 sırasında kayıtlı 5.100 Doların iade edileceği kişinin infazda tereddüt yaşanmasına neden olmayacak şekilde kimliğinin açıkça belirtilmesi gerektiği, yazılı şekilde karar verilmesi durumunda hükmün fiilen infaz kabiliyetinin bulunmayacağı gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.02.2020 tarihli ve 2020/219 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendine göre, sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.05.2023 tarihinde karar verildi.