YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3301
KARAR NO : 2024/802
KARAR TARİHİ : 23.01.2024
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/1250 E., 2022/153 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesince Sanık Hakkında
Sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 299 uncu maddesinde düzenlenen Cumhurbaşkanına hakaret suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Sanık Hakkında
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının ve şikayetçi vekilinin aleyhe istinaf başvurusunun kabulü ile duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İstinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Şikâyetçi vekilinin temyiz isteminin özetle; sanığın paylaşımı beğenme ve paylaşma eyleminin aynı sonucu doğurduğu, başkasına ait paylaşımın paylaşılmamış beğenilmiş olması halinde dahi suçun oluşacağı, hakaret suçunun tehlike suçu olması nedeni ile genel kastın yeterli olduğu ve atılı suçun oluşması için hakarete konu paylaşımın kaynak kişisi olmanın şart olmadığı, beğenilerin takipçiler tarafından görüldüğü, sanığın yaptığı eylemin yalnızca gönderiyi beğenmek olmayıp paylaşmak kastı ve anlamı taşıdığı, sanığın suç teşkil eden bir paylaşımı yorumsuz olarak beğenmesi ya da paylaşmasının da atılı suçun oluşması için yeterli sayılması gerektiği bu ve resen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık hakkında; kendisine ait Twitter hesabından Cumhurbaşkanına hakaret içeren paylaşımları begendiği ve paylaşımı bulunduğundan bahisle cezalandırılması talebi ile açılan kamu davasında Yerel Mahkemece; Adalet Bakanlığı’nca verilen kovuşturma izninin sanığın söz konusu yazı ve görselleri sosyal medya hesabından paylaştığı kabulüyle verildiği ancak dosya içerisindeki Siber Suçlar Önleme Büro Amirliği’nce düzenlenen tutanaktan ve sanığın twitter hesabına ait çıktılardan; Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nce kovuşturma izni verilen yazı ve görselleri paylaşmadığı fakat paylaşımları begendiği; sanığın katılana karşı hakaret suçunun unsurlarından olan onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat etmek veya sövmek şeklinde bir eylemi de olmadığı zira suça konu yazı ve görseli kendi iradesi ile katılana iletilmesi kastıyla paylaşmadığı bu nedenle yüklenen suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olduğu kabul edilerek beraatine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen dava konusunda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
GEREKÇE
Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde;
Şikâyetçinin 5271 sayılı Kanun’un 233 üncü ve 234 üncü maddeleri gereğince kovuşturma evresinde sahip olduğu davaya katılma ve diğer haklarını kullanabilmesi için duruşmadan haberdar edilmesi gerektiği halde, usulen dava ve duruşmalar bildirilmeden, davaya katılma ve 5271 sayılı Kanun’un mağdur ve katılanlar için öngördüğü haklardan yararlanma olanağı sağlanmadan yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Başkaca yönleri incelenmeyen Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Dursunbey Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.01.2024 tarihinde karar verildi.