YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/336
KARAR NO : 2023/19126
KARAR TARİHİ : 30.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2008/43 E., 2015/104 K.
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, göçmen kaçakçılığı
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme
Sanığın 20.08.2020 tarihli eski hale getirme talepli temyiz dilekçesi sunduğu, sanığın yokluğunda verilen gerekçeli karar tebliğinin sanığın duruşmada bildirdiği adresinde komşusunun sanığın taşınmış olduğunu beyan etmesine rağmen, Tebligat Kanunu’nun 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre tebliğ edilmediği eski hale getirme ve temyiz talebi mahiyetindeki dilekçe yönünden, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 42 nci maddesi gereğince talep hakkında karar verme yetkisi Yargıtay’a ait olduğu halde, yerel Mahkemece anılan talebin reddine ilişkin verilen 24.08.2020 tarihli ek kararın hukuki değerden yoksun olduğu ve sanığın öğrenme üzerine gerçekleştirdiği temyizinin süresinde olduğu belirlenerek dosya görüşüldü:
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Mahkeme kararı ile sanık hakkında,
1. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Göçmen kaçakçılığı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 79 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 35 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay 15 gün hapis ve 9.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
3. Tebliğname’de göçmen kaçakçılığı suçundan verilen hükümle ilgili olağanüstü zamanaşımının dolması nedeniyle düşme kararı verilmesi yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteğinin, eski hale getirme talebinin kabulüne, gerekçeli karar tebliğinin yapılmaması nedeniyle savunma hakkının elinden alındığına, mağduriyetinin giderilmesi için gereğinin yapılması talebinde bulunduğuna ve resen belirlenecek nedenlerle hükümlerin bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihinde ihbar üzerine … Köyü Kum Ocağı mevkiinde sanığın kullanımında bulunduğu … plakalı aracın durdurulduğu şüphe üzerine kimlik kontrolü yapıldığında araç içerisinde 16 yabancı uyruklu şahsın olduğunun görüldüğü, aracın motor ve şase numarasından yapılan sorgulamasında çalıntı araç olduğunun ve plakasının da sahte olduğunun anlaşıldığı, göçmenlerin beyanlarında Yunanistan’a geçmek için tanımadıkları bir şahısla anlaştıkları o gün otelden kendilerini yakalandıkları minibüse bindirdiği ve yol boyunca hiç durmadıkları şeklinde beyanda bulunmaları üzerine sanık hakkında resmi belgede sahtecilik ile göçmen kaçakçılığı suçlarından açılan davada, 09.05.2007 tarihli olay tespit tutanağı ile göçmenlerin beyanlarına ve sanığın seyir halinde iken kullanımında bulunan araçta göçmenlerle birlikte yakalanması nedeniyle sanığın atılı suçları işlediği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
2. Sanık atılı suçlamaları kabul etmemiştir.
3. Göçmenlerin beyanları ile 08.05.2007 ve 09.05.2007 tarihli olay tutanakları dosya içinde mevcuttur.
IV. GEREKÇE
A. Tebliğname’deki Göçmen Kaçakçılığı Suçuna İlişkin Görüş Yönünden
Sanığın üzerine atılı göçmen kaçakçılığı suçunu düzenleyen 5237 sayılı Kanun’un 79 uncu maddesinin birinci fıkrasında 3 yıldan 8 yıla kadar hapis cezası öngörülmüş olduğundan eylemi için öngörülen ceza miktarları gözetildiğinde, 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca olağan zamanaşımı süresinin 15 yıl, olağanüstü zamanaşımı süresinin ise 22 yıl 6 ay olduğu, suç tarihi ve zamanaşımını kesen en son neden ile dosyanın temyizen incelenme tarihi arasında geçen süreler dikkate alındığında, zamanaşımı süresinin henüz dolmadığı anlaşılmakla, bu suç yönünden Tebliğname’deki zamanaşımı nedeniyle düşme görüşüne iştirak edilmemiştir.
B. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. Suçun tabi bulunduğu 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden itibaren dolduğu anlaşılmıştır.
C. Göçmen Kaçakçılığı Suçundan Kurulan Hükme İlişkin
1. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
Tüm dosya kapsamı, 09.05.2007 tarihli olay tespit tutanağı ile göçmenlerin beyanlarına ve sanığın seyir halinde bulunduğu araçta göçmenlerle birlikte yakalanması nedeniyle sanığın atılı suçu işlediği ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 inci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına dair ve sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının süresi gereği, 5237 sayılı Kanun’un 50, 51 ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmaması yönündeki Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Sair Yönlerden Yapılan İncelemede
Sanığa yükletilen göçmen kaçakçılığı eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun’a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
İleri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen “6545 sayılı Kanun’un 81 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, adli para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma kararı verilebilecek olması karşısında, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde para cezasının ödenmemesi halinde kalan cezanın hapse çevrilmesine karar verilmesi.” dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
A. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle, Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün,1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B. Göçmen Kaçakçılığı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine” ibaresinin çıkarılması suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.05.2023 tarihinde karar verildi.