Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2023/3704 E. 2023/25552 K. 12.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3704
KARAR NO : 2023/25552
KARAR TARİHİ : 12.12.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1330 E., 2022/38 K.
SUÇ : Göçmen kaçakçılığı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında göçmen kaçakçılığı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 79 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, aynı maddenin ikinci fıkrasının (b) bendi, 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun’un 53 üncü maddesindeki hak yoksunluklarının uygulanmasına, sanığın göz altında geçirdiği sürenin 5237 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi gereğince mahsubuna karar verilmiştir.
2. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyizinin özetle; birleşen dosyada müvekilinin olaydan haberdar olmadığının inceleme dışı sanıkların beyanları ile sabit olduğu, müvekkilinin evrakların tam olması halinde yabancı şahısların alınabileceğini belirttiği ve ceza tutanaklarındaki ifadenin yanlış anlaşılması neticesinde müvekkiline gerçeğe aykırı beyanda bulunduklarından müvekkilin iddianameye konu suçu işleme kastı bulunmadığı, esas dosyanın sanıkları olan inceleme dışı M.D. ve M.K. ile olay esnasında ve öncesinde hiç görüşmemiş olup araçların başına böyle bir olay geldikten sonra bilgi almak amacı ile aradığı, bu eylem yönünden de müvekkilinin suçla alakasını ortaya koyar her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı somut bir delil olmadığından beraatine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle mahkumiyet kararı verildiği, M.K. ve M.D.’nin atfı cürüm mahiyetindeki beyanlarının kabul edilemez olduğu, inceleme dışı sanıkların sağladıkları maddi menfaati saklamak ve araç sahibini suçlamak maksatlı beyanda bulundukları bu nedenlerle ve re’sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
14.05.2017 günü saat 02.00 sıralarında E-80 karayolu üzerinde … İlçe Jandarma görevlileri tarafından gerçekleştirilen yol kontrol devriyesi esnasında durdurulan sanıklardan …’ın ortağı ve müdürü olduğu şirkete ait 56 yolcu kapasiteli … plaka sayılı otobüs içerisinde 119 yabancı uyruklu şahsın bulunduğunun tespit edildiği, yabancı uyruklu şahısların yasa dışı yollarla ülkeye giriş yaptıkları, araç sürücüsünün inceleme dışı sanık M.D. olduğu ve araçtaki diğer sürücü inceleme dışı sanık M.K. ile birlikte göçmenleri taşıdıkları, M.D. ve M.K.’nin savunmalarında sanık … ile oğlu inceleme dışı sanık K.U.’nun talimatları doğrultusunda grubu aldıklarını belirttikleri, birleşen dosya yönünden 18.05.2017 tarihinde …-… D-200 karayolu … ilçesi … köyü mevkisinde asıl dosyada sanık olan K.U. adına kayıtlı 56 yolcu kapasiteli sürücülüğünü inceleme dışı sanık E. A.’nın yaptığı … plaka sayılı otobüsün içerisinde kaçak yollar ile yurda girmiş olan Afganistan uyruklu 108 kişinin tespit edildiği, sanığın araç içerisinde bulunan inceleme dışı sanıklar E. A. ve K. S. ile iştirak halinde göçmen kaçaklığı suçunu işlediğinden bahisle açılan davada; sanıkların savunmaları, HTS kayıtları, olay yeri görgü ve tespit tutanakları, yabancı uyruklu şahısların beyanları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirilerek; sanıkların üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmeyerek birbirlerini suçladıkları, ancak savunmalarının hayatın olağan akışına ve dosya içeriğine uygun düşmediği ve bu savunmaların suçlamadan kurtulmaya yönelik olduğu ve itibar edilemeyeceği, sanık M.D’.nin yapılan üst aramasında 70 adet 100 TL, 20 adet 50 TL olmak üzere toplamda 8.000,00 TL paranın ele geçirildiği, sanığın bu paraları grubu otobüse bindiren şahıstan aldığını ikrar ettiği, sanıkların kullanımda olan telefon numaralarının HTS kayıtlarının incelenmesinde sanıkların olay tarihinde birbirleri ile telefon görüşmelerinin olduğu, taşımanın yapıldığı saat aralıklarında görüşmelerin yoğunlaştığı, 14.05.2017 tarihli göçmen kaçakçılığı suçunda taşınan mağdurların kolluktaki işlemlerinden sonra birleştirilen dosyada sanık olan E. A ve K. S. tarafından 18.05.2017 tarihinde mahkememizin asıl dosyasında sanık olan K. U. otobüs ile taşınmaya devam edildiği, sanık E. A.’nın göçmen taşıma hususunda sanık T. U.’dan talimat aldığını beyan ettiği ve sanığın başlangıçtan itibaren göçmen taşınacağından bilgilerinin olduğu, inceleme dışı sanıklar ile birlikte fikir ve eylem birliği içerisinde ülkemize yasa dışı yollardan giren göçmenlerin ülkede kalmalarını temin için maddi menfaat karşılığında bir yerden başka bir yere naklettiği ve atılı göçmen kaçakçılığı suçunu işlediği kabul edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesinin kararında yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre eleştiri nedenleri dışında bir isabetsizlik bulunmadığı, sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde 5237 sayılı Kanun’un 52 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince hapse çevrileceği ihtarı yapılmış ise de, 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının infaz aşamasında resen gözetilebileceği, gerekçeli karar başlığında göçmenlerin mağdur olarak yazılmamasının mahallinde giderilebilir yazım eksikliği olduğu, 14.05.2017 ve 18.05.2017 tarihlerinde gerçekleştirilen göçmen kaçakçılığı eylemlerinin aynı suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda iki defa işlendiğinin anlaşılması karşısında her iki fiili de planladığı ve yönettiği anlaşılan sanık … hakkında verilen cezada 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca artırım yapılmayarak eksik ceza tayin edilmesi ve suç tarihinde yakalanan göçmenlerin sayısı ve konuldukları otobüsün imkanları ve şartları, bir kısım göçmenlerin yaşlarının küçük olması ve trafikte seyir halinde olmaları hususları gözetilerek göçmen kaçakçılığı suçunun, mağdurların hayatı bakımından bir tehlike oluşturup oluşturmadığının karar yerinde tartışılmasından sonra sanıklar hakkında aynı Kanun’un 79 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca artırım yapılması gerekip gerekmediğinin değerlendirilmemesi aleyhe istinaf bulunmadığından sadece eleştirilmekle yetinildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A.Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Tüm dosya kapsamı, Afganistan uyruklu göçmenlerin soruşturma aşamasında alınan beyanları, olay,yakalama, teşhis ve iletişimin tespiti tutanakları karşısında sanığın üzerine atılı göçmen kaçakçılığı suçunun sübuta erdiğinin kabulü ile mahkumiyeti yönünde Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.
B. 5271 Sayılı Kanun’un 289 uncu Maddesinde Sayılan Kesin Hukuka Aykırılık Halleri De Gözetilerek Maddi Hukuka İlişkin Sair Yönlerden Yapılan İncelemede:
Sanığa yükletilen göçmen kaçakçılığı eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Bölge Adliye Mahkemesince, cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşılmakla yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Taşlıçay Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.12.2023 tarihinde karar verildi.