Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2023/3715 E. 2023/19023 K. 29.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3715
KARAR NO : 2023/19023
KARAR TARİHİ : 29.05.2023

MAHKEMESİ :İnfaz Hakimliği
SUÇ : Hakaret

Sanık hakkında Yerel Mahkeme kararı ile hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası, 62 nci, 51 inci maddeleri uyarınca 11 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın ertelenmesine karar verilmiş, sanığın denetim süresi içinde kasıtlı suç işlediği gerekçesiyle erteli hapis cezasının aynen infazına karar verilmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.03.2023 tarih ve 94660652-105-07-20082-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30.03.2023 tarihli ve KYB-2023/31946 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.03.2023 tarihli ve KYB-2023/31946 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 20.06.2018 tarihli ve 2018/2503 esas, 2018/9186 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/2 nci madde ve fıkrasında yer alan “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” şeklindeki açıklamalar ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntemin benimsenmiş olduğu birlikte değerlendirildiğinde, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun’a göre normal tebligat çıkartılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun’un 21/2 nci maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Kanun’un 23/1-8 ve Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2 nci maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu’nun 21/2 nci maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği anlaşıldığından, öncelikle bilinen en son adrese tebliğ yapılmalı, tebliğin iade edilmesi halinde adres kayıt sistemindeki en son yerleşim yeri adresine tebliğ işleminin yapılması gerektiği nazara alındığında,
Somut olayda, … Asliye Ceza Mahkemesince katılanın yokluğunda verilen 25.01.2018 tarihli kararın, öncelikle katılanın 1. oturumda bildirdiği “… Mahallesi, … Sitesi, B Blok Kat:… …/…” şeklindeki bilinen son adresi yerine, adres kayıt sisteminde kayıtlı bulunan “… Mahallesi … Sk. No:… İç Kapı No:… …/…” adresine tebliğe gönderildiği, ancak muhatap adresten ayrıldığından tebligatın iade gelmesi üzerine, bu kez de “mernis şerhi ile” aynı adrese 7201 sayılı Kanun’un 21/2 nci maddesi gereğince 15.03.2018 günü tebliğ edilerek kesinleştirildiğinin anlaşılmış ise de, öncelikle katılanın bilinen son adresine herhangi bir tebliğ işlemi yapılmadan, katılanın adres kayıt sistemindeki en son yerleşim yeri adresine aynı Kanun’un 21/2 nci maddesine göre tebliğ işleminin yapılmasının geçerli kabul edilemeyeceği, bu halde esas kararın kesinleşmesinden söz edilemeyeceğinden denetim süresinin de başlamayacağı, dolayısıyla denetim süresi içerisinde işlenmiş kasıtlı bir suçtan da söz edilemeyeceğinden kasıtlı suç işlendiği gerekçesiyle aynen infaz kararı da verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5237 sayılı Kanun’un, “Hapis cezasının ertelenmesi” başlıklı 51 inci maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan üçüncü ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 7242 sayılı Kanun ile değişiklik öncesi yedinci fıkraları;
“…
(3) Cezası ertelenen hükümlü hakkında, bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere, bir denetim süresi belirlenir. Bu sürenin alt sınırı, mahkûm olunan ceza süresinden az olamaz.

(7) Hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, hâkimin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi halinde; ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verilir.
…”
Şeklinde düzenlenmiştir.
2. 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun (7201 sayılı Kanun) 10 uncu maddesinin birinci fıkrasına göre tebligatın, öncelikle muhatabın beyan ettiği, en son adrese yapılması, bu adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilip, bu adrese tebligatın yapılması, bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres esas alınarak öncelikle 7201 sayılı Kanun’un 21 inci maddesinin birinci fıkrasına göre normal tebligat çıkarılıp çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun’un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca adres kayıt sistemindeki (MERNİS) adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek bu adrese tebligat yapılması gerekmektedir.
Buna göre; hakkındaki hapis cezasının ertelenmesine karar verilen sanık, bu karar usulüne uygun bir şekilde kesinleştikten sonra, mahkemece 1 ilâ 3 yıl arasında belirlenen süreyle denetime tabi tutulacak ve bu süre içerisinde kasten yeni bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, hâkimin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verilecektir.
3. İncelenen dava dosyasında; sanık hakkında hakaret suçundan verilen hapis cezasının ertelenmesine karar verildiği, ancak katılanın yokluğunda verilen bu kararın en son bildirdiği adres yerine farklı bir adrese tebliğ edildiği, iade gelmesi üzerine MERNİS adresine 7201 sayılı Kanun’un 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre tebliğ edildiği, bu nedenle kararın usulüne uygun olarak kesinleşmediği ve denetim süresinin işlemeye başlamaması nedeniyle aynen infazı kararı verilemeyeceği gözetilmeden sanığın denetim süresi içerisinde suç işlediğinden bahisle ihbar üzerine dosyanın ele alınarak aynen infaz kararı verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. … İnfaz Hakimliği’nin, 16.06.2022 tarihli ve 2022/2063 Esas, 2022/2206 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.05.2023 tarihinde karar verildi.