YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/4174
KARAR NO : 2023/19289
KARAR TARİHİ : 01.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/706 E. 2023/67 K.
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı gerekçeli karar başlığında suç adı hakaret yerine mala zarar verme olarak gösterilmiş ise de, yerinde düzeltilebilir maddi hata olduğu kabul edilerek, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarından açılan kamu davalarında, hakaretin suçun unsuru olduğu gerekçesiyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci,üçüncü fıkraları, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verildiği, kararın 26.03.2010 tarihinde kesinleştiği,
2.Sanığın 08.03.2015 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum olup kesinleşmesi nedeniyle, açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanmasına karar verilmiştir.
3.Yerel Mahkemenin bu kararının O yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 12.05.2022 tarihli kararı ile hakaret suçunun direnme suçunun maddi unsuru olmadığı, hakaret suçundan ayrı hüküm kurulması gerektiği ve sanığın direnme eylemini birden fazla görevliye karşı işlemesine karşın, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulanması nedeniyle, bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma üzerine, incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında,
a.Görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci,üçüncü fıkraları, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının yollamasıyla aynı maddenin birinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası uyarınca 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
b.Hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının yollamasıyla aynı maddenin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 8.840,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteğinin; suçlamaları kabul etmediği, suçun unsurlarının oluşmadığı, beraat kararı verilmesi gerektiği, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi, kararın bozulması gerektiğine, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay tarihinde şüphelinin arkadaşı olan temyiz dışı şüpheli A.D.D.’nin sevk ve idaresindeki araca işlem yapan polis memurunu şüpheli A.D.D’nin tehdit ettiği, şüpheli …’nun ise ”… benim arkadaşım ve misafirim siz kimsiniz arkadaşıma ceza yazıyorsunuz, şerefsizler, benim kim olduğumu biliyormusunuz, Allah mısınız lan siz, yazamazsınız yazdırmıyorum da, hepinizin a…koyarım” dediği ve memurlara saldırdığı, polis merkezine götürülürken sağa sola tekme attığı, şikâyetçi O.E.’nin yakasına sarıldığı, üniformasının düğmesinin koptuğu, attığı tekmeler sonucu şikâyetçi E.T’.nin basit tıbbi müdahale ile giderilecek şekilde yaralandığı iddiasıyla hakkında açılan davada sanığın atılı suçları işlediği Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebebi Yönünden;
şikâyetçilerin beyanı, olay tutanağı, doktor raporu, temyiz dışı diğer sanığa ait Yargıtay Onama İlamı ile anlaşılacağı üzere sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesinde ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması nedeniyle duran zamanaşımı süreleri de gözetildiğinde zaman aşımı süresinin gerçekleşmemiş olduğu, Mahkemenin delilleri takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.
B- Sair Yönlerden yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Görevi yaptırmamak için direnme suçu yönünden 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrasında yer alan düzenlemeye göre, mahkemece kendisine herhangi bir yükümlülük yüklenmeyen ve denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işleyen sanık hakkında, önceki hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken yeniden değerlendirme sonucu açıklanması geri bırakılan hükümdeki hapis cezası adli para cezasına çevrilmiş ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.06.2023 tarihinde karar verildi.