YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/428
KARAR NO : 2023/19937
KARAR TARİHİ : 15.06.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/195 E., 2022/228 K.
SUÇLAR : Hakaret, tehdit
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen, bozma üzerine verilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararının, sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, tehdit suçundan hükmolunan netice cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca hükmün kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmıştır.
Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yerel Mahkemenin 01.06.2010 tarihli ve 2008/29 Esas, 2010/131 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi kapsamında tehdit suçundan açılan kamu davasında beraat, 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca hakaret suçundan ise mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
2. Anılan kararın Yargıtay 2. Ceza Dairesince bozulması üzerine yapılan yargılama sonucunda Yerel Mahkemenin 24.12.2014 tarihli ve 2014/435 Esas, 2014/415 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında aynı Kanun maddeleri uyarınca kurulan hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ve bu kararın 19.03.2015 tarihinde kesinleşmesinden sonra denetim süresi içerisinde 12.03.2019 tarihinde sanığın suç işlediğinin ihbar edilmesi üzerine daha önce açıklanması geri bırakılmasına karar verilen hükümler açıklanmış, buna göre yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla sanığın 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi, 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca sırasıyla ve neticeten 500,00 TL ve 6.000,00 TL adli para cezalarıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, icra satış dosyasının icra müdürlüğüne gönderilmesi için Mahkeme kapısında bekletildiğine, hukuksuzluğa tepki niteliğinde, şikayet kastıyla ve tahrik altında bazı sözler sarf ettiğine, yüklenen suçların unsurlarının oluşmadığına, müvekkilinin yasal haklarını korumak için çabaladığına ve bu nedenle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Avukat olan sanığın, Küçükçekmece 2. Sulh Hukuk Mahkemesince talebinin reddedilmesi üzerine ilgili Mahkeme hakiminin de isteğine uyarak anılan hakimin reddi talebinde bulunduğu, bu istemin yerinde olup olmadığı hususunda dosyanın Küçükçekmece 1. Sulh Hukuk Mahkemesine gönderildiği, aynı zamanda talep konusu dosyanın satış işlemi mevcut olup satışın saat 14:00’da yapılacağını söylenmesine rağmen gerekli kararı vereceğini söyleyen Küçükçekmece 1. Sulh Hukuk Mahkemesi Hakimi katılanın, satış saati geçtikten ve satış düştükten sonra karar vermesi üzerine sanığın katılana “Böyle hakimlik, böyle adalet olmaz, burada hak mı alınıyor, hak mı veriliyor, çete gibi çalışıyorsunuz, size gösteririm, süründüreceğim, yaptığınız yanınıza kar kalmayacak, şikayet edeceğim, hesap soracağım.” diyerek hakaret ve tehditte bulunduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Hükmolunan netice cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca hükmün kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmıştır.
B. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca belirlenecek cezasının türü ve üst haddine göre, aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. Bozma kararı öncesi zamanaşımını son kesen işlem olan mahkumiyet hükmünün kurulduğu 01.06.2010 tarihine göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği tarihten, deneme süresi içerisinde işlenen suç tarihine kadar geçen durma süresi de dikkate alındığında, bozma sonrası verilen karar tarihinden önce 8 yıllık olağan dava zamanaşımının gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
A. Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararına yönelik sanığın temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.06.2023 tarihinde karar verildi.