Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2023/444 E. 2023/17535 K. 26.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/444
KARAR NO : 2023/17535
KARAR TARİHİ : 26.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Göçmen kaçakçılığı

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yerel Mahkemece sanık hakkında göçmen kaçakçılığı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 79 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ile 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis, 5000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Tebliğnamede, ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğine karar verilmesinin 6545 sayılı Kanun’un 81 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasına aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle hükmün düzeltilerek onanması gerektiği görüşünü belirtmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Kararı temyiz ettiğine vesaire ilişkindir.
B. Sanığın Temyiz İsteği
5271 sayılı Kanun’un 135 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınmasına ilişkin hükümlerin suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olma suçu için uygulanamayacağı, somut olayda 5237 sayılı Kanun’un 220 nci maddesinde düzenlenen suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve kurulan örgüte üye olma suçlarının unsurlarının oluşmadığı, bu sebeple hukuka aykırı delil niteliğindeki telefon görüşmelerinin hükme esas alınamayacağı, ses kayıtlarının kendisine ait olmadığı, baz istasyonlarına ilişkin sinyal bilgilerinin tek başına suçun işlendiği anlamına gelmediği, şüpheden sanığın yararlanacağı, atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak somut delil bulunmadığı ve herhangi bir haklı gerekçe gösterilmeksizin cezanın üst sınırdan verildiğine vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay tarihinde … limanı bölgesinden göçmen kaçakçılığı yapıldığına dair ihbarda bulunulması üzerine yeteri kadar kuvvetle olay yerine gidildiğinde Yunanistan ülkesine geçmek amacıyla üzerinde 38 adet Suriye uyruklu göçmen ve sanık …’in kıyıdan 50 metre kadar açılmış şekilde botla birlikte yakalandığı, bu suretle sanığın üzerine atılı göçmen kaçakçılığı suçunu işlediği Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Tebliğnamedeki Görüş Yönünden
Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.04.2018 tarihli ve 2015/16-873 Esas, 2018/145 Karar sayılı kararında, sanıklar hakkında kurulan hükümlerde, ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğine ilişkin ihtaratın ileriye yönelik ve takdir yetkisini sınırlamayan bir bildirim niteliği taşıdığı, bu sebeple “5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine” şeklinde infazda tereddüte yol açacak ve infazı kısıtlayacak şekilde hüküm kurulmadığı takdirde, yalnızca ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği ihtaratına hükümde yer verilmesinin usul ve yasaya aykırı olmadığının belirtilmesi karşısında Tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
B. Sanık ve Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Sanığın temyiz sebeplerinin aksine, hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme veya suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçlarından bir soruşturma veya kovuşturma yapılmadığı, hakkında iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması tedbirlerinin uygulanmadığı, nitekim herhangi bir görüşme kaydının hükme esas alınmadığı anlaşılmıştır.
2. Temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılmasına ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Sanık savunmasında üzerine atılı suçlamaları kabul etmeyerek göçmen kişilerden akrabası … ve ailesine yardım etmek için olay yerinde bulunduğunu belirtse de, …’nin beyanında sanığı tanımadığını belirtmesi ile olay yeri görgü tespit ve el koyma tutanağı içerikleri neticesinde, Olay ve Olgular bölümünde anlatıldığı şekliyle sanığın üzerine atılı göçmen kaçakçılığı eylemini gerçekleştirdiği hususunun sübut bulduğu yönündeki Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
C. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Sanığa yükletilen göçmen kaçakçılığı eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
2. Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
3. Olay yeri görgü tespit tutanağına göre göçmenlerin yalnızca bir kısmının üzerinde can yeleklerinin bulunması, suçta kullanılan şişme botun yolcu kapasitesi ve bindirilen göçmen sayısı göz önünde bulundurulduğunda, göçmenlerin hayati tehlikeye maruz bırakılarak sanığın eylemini gerçekleştirmesine karşın, 5237 sayılı Kanun’un 79 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uygulanmamış ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı anlaşıldığından
4. Sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.04.2023 tarihinde karar verildi.