YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/497
KARAR NO : 2023/12592
KARAR TARİHİ : 21.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu ve 62 nci maddeleri ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 1 ay 11 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin cezanın itiraz edilmeksizin kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 23.11.2022 tarih ve 94660652-105-46-11137-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.01.2023 tarihli ve KYB-2022/149176 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.01.2023 tarihli ve KYB-2022/149176 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
” … 5237 sayılı Kanun’un 129/1. maddesinde yer alan “Hakaret suçunun haksız bir fiile tepki olarak işlenmesi hâlinde, verilecek ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.” şeklindeki düzenleme karşısında,
Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 29/03/2021 tarihli ve 2021/466 esas, 2021/11294 karar sayılı ilamında “Genel bir tahrik hükmü olan TCK’nın 29. maddesi ise: “Haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kimseye, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine on sekiz yıldan yirmi dört yıla ve müebbet hapis cezası yerine on iki yıldan on sekiz yıla kadar hapis cezası verilir. Diğer hâllerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir.” şeklindeki belirtildiği üzere İncelenen somut olayda, mahkemece hakaret suçundan mahkum edilen sanığın, eylemini haksız tahrik altında işlediğinin kabulüyle, TCK’nın 29/1. maddesi uyarınca cezasından 1/4 oranında indirim yapıldığı ve sanığın neticeten 1.620 TL adli para cezasıyla cezalandırıldığı görülmektedir. Ancak yapılan haksız tahrik uygulamasında, hakaret suçuna ilişkin özel hüküm olan ve daha lehe düzenlemeler içeren TCK’nın 129. maddesi yerine, aynı Kanun’un genel tahrike dair 29. maddesinin uygulanması, hukuka uygun görülmemiştir.” şeklinde belirtildiği üzere, hakaret suçlarına özel tahrik düzenlemesi yapıldığı, somut olayda Mahkemece olay sırasında taraflar arasında tartışma yaşandığı ve ilk haksız hareketin kim tarafından yapıldığına dair somut delil bulunmadığından bahisle sanığın eylemi tahrik altında işlediğinin kabul edilmesine rağmen, hakaret suçuna ilişkin özel hüküm olan ve daha lehe düzenlemeler içeren 5237 sayılı Kanun’un 129. maddesi yerine, aynı Kanun’un 29. maddesinin uygulanmasında isabet görülmemiştir.”
şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin;
“Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.
2. Hakaret suçlarında özel tahrik hükümleri içeren 5237 sayılı Kanun’un 129 uncu maddesinin 1 inci fıkrasının;
“Hakaret suçunun haksız bir fiile tepki olarak işlenmesi hâlinde, verilecek ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.”
şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.
3. Genel bir tahrik hükmü olan 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin ise;
“Haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kimseye, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine on sekiz yıldan yirmi dört yıla ve müebbet hapis cezası yerine on iki yıldan on sekiz yıla kadar hapis cezası verilir. Diğer hâllerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir.”
şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.
4. İnceleme konusu hükümde, Yerel Mahkeme tarafından hakaret suçundan mahkum edilen sanığın, eylemini haksız tahrik altında işlediğinin kabulüyle, 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezasından 1/4 oranında indirim yapıldığı ve sanığın neticeten 1 ay 11 gün hapis cezası ile cezalandırıldığının anlaşılması karşısında; haksız tahrik uygulamasında, hakaret suçuna ilişkin özel hüküm olan ve daha lehe düzenlemeler içeren 5237 sayılı Kanun’un 129 uncu maddesi yerine, aynı Kanun’un genel tahrike dair 29 uncu maddesinin uygulanması hukuka aykırı olup kanun yararına bozma
talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Yerel Mahkeme kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden;
“Sanığın hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrası gereği 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın eylemini haksız tahrik altında işlemesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 129 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1/3 oranında indirim yapılarak 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın yargılama sürecindeki davranışları ve verilen cezanın geleceği üzerindeki etkisi lehine taktiri indirim sebebi sayılarak, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince 1/6 indirim yapılarak 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanık hakkında basit yargılama usulü uygulanmasına karar verildiğinden 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesi gereği cezasından (1/4) oranında indirim uygulanarak 1 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, karardaki diğer hususların aynen korunmasına, infazın buna göre yapılmasına,”
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.02.2023 tarihinde karar verildi.