YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/514
KARAR NO : 2023/18757
KARAR TARİHİ : 23.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/27 E., 2015/726 K.
SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, temyiz isteminin reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında katılanlar … ile …’a yönelik hakaret suçundan neticeten hükmolunan 1.740,00 TL adli para cezasına ilişkin mahkûmiyet kararlarının tür ve miktarı itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmıştır.
Sanık hakkında katılanlar …, …, … ve …’ya yönelik hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından verilen hükümlerin; karar tarihi itibariyle 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Mahkemenin kararı ile sanık hakkında,
1. Katılanlar … ile …’a yönelik hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkrası, anılan Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 1.740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
2. Katılanlar …, …, … ve …’ya yönelik hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, anılan Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 7.600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
3. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci fıkrası, anılan Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası 53 üncü maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanığın temyiz isteğinin; atılı suçları işlediğine dair hiçbir delilin bulunmadığına, dinlenilen tanıkların tamamının resmi görevli polis memurları olması nedeniyle birbirlerini koruma içgüdüsü ile beyanda bulunduklarına, lehe hükümlerin uygulanmaması nedeniyle de hükümlerin usul ve yasaya aykırı olduğuna ve resen görülecek nedenlerle hükümlerin bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
2. Sanığın ek karara yönelik temyiz isteğinin ise, hakkında beraat hükmü verilmesi gerekirken mahkûmiyetine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna bu husustaki temyiz talebini Yargıtaya götüremeyecek olmasının adil yargılanma hakkını zedelediğine, bu sebepla kararın bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Polis memuru olan katılanlara gelen kaza ihbarı üzerine, olay yerine gittikleri ve aracın çekilmesi için yediemin otopark görevlisine haber verdikleri, olay yerine giden yediemin otoparkında görevli olan katılanlara sanığın “Sizin ananızı avradınızı sinkaf ederim, sizi sinkaf ederim.” diyerek hakarette bulunduktan sonra polis memurlarına da “Anasını sinkaf ettiğimin polisleri, benim elim ayağım bu hale gelene kadar siz neredeydiniz.” diye hakarette bulunduğu, sonrasında yediemin otoparkında görevli katılanların yanına gitmek için tel örgülere tırmanırken polis memurlarınca müdahalede bulunduğu, sanığın taşkınlık çıkarması üzerine ekip otosuna bindirilmek için işlem yapılmak üzere polis merkezine götürüldüğü ve alkol muayenesi yaptırılmak istendiği aşamada karşı çıkarak, kendisini yere attığı, araca binmemek için direndiği, araçta katılan …’a yönelik “Sen doğuda görev yapamazsın, senin g…yemez, oralarda görev yapmaya,senin anca bizim gibi garibanlara gücün yeter, yarım saattir sizi arıyorum, çalışmıyorsunuz bunu hesabına vereceksiniz,….” dediği daha sonra polis merkezinde katılanlara yönelik “Size güvenmiyorum, ifade vermeyeceğim, sizi şikayet edeceğim, sizinde çoluğunuz çocuğunuz var sizin çocuklarınız da benim gibi olsun, çoluk çocuğunuzdan bulun, ben PKK lı mıyım, siz gidin …’a hesap sorun, inşallah ölürsünüz…” demek suretiyle gerçekleştirdiği eylemleri nedeniyle sanık hakkında hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından açılan davada, katılanların aşamalardaki uyumlu beyanları, tanıklar K.T., A.E., ile M.A.’nın beyanlarına göre ve sanığın kısmi kabulüne göre sanığın atılı suçları işlediği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Katılanlar … ile …’a Yönelik Hakaret Suçundan Kurulan Hükümlere İlişkin Ek Karar ile Verilen Temyiz İsteminin Reddi Kararları Yönünden
Sanık hakkında hükmolunan netice cezaların türü ve miktarı gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca hükümlerin kesin nitelikte olduğu anlaşılmıştır.
B. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
Tüm dosya kapsamı, sanığın kısmi ikrarı, katılanların aşamalardaki uyumlu beyanları ile tanıklar K.T., A.E., ile M.A.’nın beyanlarına göre sanığa atılı hakaret suçunun sübuta erdiği ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanabilmesi için aranan koşulların olayda gerçekleşmediği, sanığın geçmişteki hali incelendiğinde tekrar suç işlemeyeceği konusunda olumlu kanaat oluşmadığından, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı uygulanmaması yönünde Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.
C. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Hakaret Suçuna İlişkin Olarak
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Sanığın eylemini aleni bir yer olan cadde üzerinde gerçekleştirmesine rağmen, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrası uygulanmamış ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşıldığından,
Sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinde düzenlenen görevi yaptırmamak için direnme suç tipinde; hareketin “cebir veya tehdit” şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceğinin öngörüldüğü ve belirtilen tipik hareketleri içermeyen pasif direnme fiillerinin bu suçu oluşturmayacağı, somut olayda sanığın polis merkezine götürülmek istendiğinde binmek istememesi şeklindeki eylemi ile katılanlara yönelik söylediği kabul edilen “sen doğuda görev yapamazsın, senin g…yemez, oralarda görev yapmaya,senin anca bizim gibi garibanlara gücün yeter, yarım saattir sizi arıyorum, çalışmıyorsunuz bunu hesabına vereceksiniz,….” dediği daha sonra polis merkezinde katılanlara yönelik “size güvenmiyorum, ifade vermeyeceğim, sizi şikayet edeceğim, sizinde çoluğunuz çocuğunuz ver sizin çocuklarınız da benim gibi olsun, çoluk çocuğunuzdan bulun, ben PKK lı mıyım, siz gidin …’a hesap sorun, inşallah ölürsünüz…” şeklindeki anılan sözlerin tartışmanın bütünü ve söylendiği bağlam içinde değerlendirildiğinde, tehdit sayılamayacağı dikkate alındığında, görevi yaptırmamak için direnme suçunun cebir veya tehdit unsurunun ne şekilde gerçekleştiği kanıtlara dayalı olarak açıklanmadan yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
3. Kabule göre de,
a. Sanığın eylemini birden fazla görevliye karşı gerçekleştirmesine rağmen hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmaması,
b. Seçimlik ceza öngören hakaret suçlarında temel cezaların adli para cezası olarak belirlenmesine karşın, farklı bir gerekçe sunulmadan görevi yaptırmamak için direnme suçunda hapis cezası para cezasına çevrilmeyerek çelişkiye düşülmesi,
c. Daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmemiş olan sanık hakkında, suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda bir değerlendirme yapılıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden ” adli sicil kaydının incelenmesi” biçimindeki kanuni ve yeterli olmayan gerekçeyle hapis cezasının ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi,
Nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Katılanlar … ile …’a Yönelik Hakaret Suçundan Kurulan Hükümlere İlişkin Ek Karar ile Verilen Temyiz İsteminin Reddi Kararları Yönünden
Hükmolunan netice cezaların türü ve miktarı gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca hükümlerin kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz isteğinin karar tarihi itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği REDDİNE, ek kararın Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B, C-1) bendinde açıklanan nedenlerle, Mahkeme kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
C. Sanık Hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (C-2) bendinde açıklanan nedenlerle, Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son bendi uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının gözetilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.05.2023 tarihinde karar verildi.