YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/5572
KARAR NO : 2023/23337
KARAR TARİHİ : 31.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/251 E., 2022/418 K.
SUÇ : İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yerel Mahkemenin 24.07.2009 tarihli kararıyla sanığın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 184 üncü maddesinin ilk fıkrası uyarınca mahkumiyetine karar verilmiştir.
2. Anılan kararın Yargıtay 4. Ceza Dairesince bozulması üzerine, Yerel Mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ve bu kararın 26.04.2013 tarihinde kesinleşmesinden sonra denetim süresi içerisinde 18.04.2014 tarihinde sanığın suç işlediğinin ihbar edilmesi üzerine daha önce açıklanması geri bırakılmasına karar verilen hüküm aynen açıklanarak yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla sanığın mahkumiyetine hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, beraatine karar verilmesi talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın ruhsatsız inşaat yapmak suretiyle imar kirliliğine neden olma suçunu işlediği Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için 5237 sayılı Kanun’un 184 üncü maddesinin ilk fıkrası uyarınca belirlenecek cezasının türü ve üst haddine göre, aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. Bozma kararı öncesi zamanaşımını son kesen işlem olan mahkumiyet hükmünün kurulduğu 24.07.2009 tarihine göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği tarihten, deneme süresi içerisinde işlenen suç tarihine kadar geçen durma süresi de dikkate alındığında, bozma sonrası verilen karar tarihinden önce 8 yıllık olağan dava zamanaşımının gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
31.10.2023 tarihinde karar verildi.