YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/6178
KARAR NO : 2023/18118
KARAR TARİHİ : 09.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, tehdit
Yargıtay 4. Ceza Dairesinin, 09.05.2013 tarihli ve 2012/32456 Esas, 2013/14172 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.04.2023 tarihli ve KD-2023/40648 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı;
Hükümlerin onanmasına karar verilmiş ise de;
1- İtirazımızın konusunu, duruşmalardan vareste tutulma istemi bulunmayan ve aynı yer yargı çevresindeki kapalı ceza infaz kurumunda başka bir suçtan hükümlü olarak bulunan sanığın esaslı işlemlerin yapıldığı ve kısa kararın okunduğu oturuma getirilmemesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanıp kısıtlanmadığının belirlenmesi oluşturmaktadır.
2- İtiraz konuları ile ilgili olarak;
Sanık hazır olmaksızın duruşma yapılamayacağı kuralını düzenleyen 5271 sayılı CMK’nın “Sanığın duruşmada hazır bulunmaması” başlıklı 193. maddesinin birinci fıkrası;“Kanunun ayrık tuttuğu hâller saklı kalmak üzere, hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılmaz.
Gelmemesinin geçerli nedeni olmayan sanığın zorla getirilmesine karar verilir” hükmünü amirdir. Bu kuralın istisnaları da aynı maddenin ikinci fıkrasında; “Sanık hakkında, toplanan delillere göre mahkûmiyet dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılırsa, sorgusu yapılmamış olsa da dava yokluğunda bitirilebilir”,
194. maddenin ikinci fıkrasında; “Sanık savuşur veya ara vermeyi izleyen oturuma gelmezse, önceden sorguya çekilmiş ve artık hazır bulunmasına mahkemece gerek görülmezse, dava yokluğunda bitirilebilir”,
195. maddede; “Suç, yalnız veya birlikte adlî para cezasını veya müsadereyi gerektirmekte ise; sanık gelmese bile duruşma yapılabilir. Bu gibi hâllerde sanığa gönderilecek davetiyede gelmese de duruşmanın yapılacağı yazılır”,
200. maddenin birinci fıkrasında; “Sanığın yüzüne karşı suç ortaklarından birinin veya bir tanığın gerçeği söylemeyeceğinden endişe edilirse, mahkeme, sorgu ve dinleme sırasında o sanığın mahkeme salonundan çıkarılmasına karar verebilir”,
204. maddesinde; “Davranışları nedeniyle, hazır bulunmasının duruşmanın düzenli olarak yürütülmesini tehlikeye sokacağı anlaşıldığında sanık, duruşma salonundan çıkarılır. Mahkeme, sanığın duruşmada hazır bulunmasını dosyanın durumuna göre savunması bakımından zorunlu görmezse, oturumu yokluğunda sürdürür ve bitirir. Ancak, sanığın müdafii yoksa, mahkeme barodan bir müdafi görevlendirilmesini ister. Oturuma yeniden alınmasına karar verilen sanığa, yokluğunda yapılan işlemler açıklanır” şeklinde gösterilmiştir.
Uyuşmazlık konusunun çözümüne ışık tutan “Sanığın duruşmadan bağışık tutulması” başlıklı 196. maddesi ise;
“(1) Mahkemece sorgusu yapılmış olan sanık veya bu hususta sanık tarafından yetkili kılındığı hâllerde müdafii isterse, mahkeme sanığı duruşmada hazır bulunmaktan bağışık tutabilir.
(2) Sanık, alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar hariç olmak üzere, istinabe suretiyle sorguya çekilebilir. Sorgu için belirlenen gün, Cumhuriyet savcısı ile sanık ve müdafiine bildirilir. Cumhuriyet savcısı ile müdafiin sorgu sırasında hazır bulunması zorunlu değildir. Sorgusundan önce sanığa, ifadesini esas mahkemesi huzurunda vermek isteyip istemediği sorulur.
(3) Sorgu tutanağı duruşmada okunur.
(4) Yukarıdaki fıkralar içeriğine göre sanığın aynı anda görüntülü ve sesli iletişim tekniğinin kullanılması suretiyle sorgusunun yapılabilmesi olanağının varlığı hâlinde bu yöntem uygulanarak sorgu yapılır.
(5) Hastalık veya disiplin önlemi ya da zorunlu diğer nedenlerle yargılamanın yapıldığı yargı çevresi dışındaki bir hastahane veya tutukevine nakledilmiş olan sanığın, sorgusu yapılmış olmak koşuluyla, hazır bulundurulmasına gerek görülmeyen oturumlar için getirilmemesine mahkemece karar verilebilir.
(6) Yurt dışında bulunan sanığın, belirlenen duruşma tarihinde hazır bulunmasının zorluğu halinde, bu tarihten önce duruşma açılarak veya istinabe suretiyle sorgusu yapılabilir” şeklinde iken 25/08/2017 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 694 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 147. maddesi ile anılan maddenin dördüncü fıkrası; “Hâkim veya mahkemenin zorunlu gördüğü durumlarda, aynı anda görüntülü ve sesli iletişim tekniğinin kullanılması suretiyle yurt içinde bulunan sanığın sorgusu yapılabilir veya duruşmalara katılmasına karar verilebilir.” şeklinde değiştirilmiş ve bu değişiklik 08.03.2018 tarihinde yürürlüğe giren 7078 sayılı Kanunun 142. maddesi ile kanunlaşmıştır.
3- Bu açıklamalardan sonra incelenen dosya içeriğine göre;
Duruşmalardan vareste tutulma istemi bulunmayan sanığın UYAP ortamında yapılan incelemeye göre; hükmün tefhim edildiği 15/05/2008 tarihinde başka suçtan dolayı …/Metris 1 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunmasına karşın CMK’nın 196. maddesine aykırılık oluşacak şekilde esaslı işlemlerin yapıldığı ve kısa kararın da okunduğu oturumda hazır edilmemesi suretiyle savunma hakkının kısıtlandığının gözetilmemesi,
Yasaya aykırılık oluşturmakta olup, hükümlerin açıklanan gerekçelerle bozulmasına karar verilmesi gerekmektedir.
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- İtirazımızın KABULÜ ile
2- Yüksek Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 09/05/2013 tarih ve 2012/32456 Esas, 2013/14172 Karar sayılı sanık … hakkındaki mahkumiyet hükümlerinin DÜZELTİLEREK ONANMASINA ilişkin kararın KALDIRILMASI,
3- İtiraza konu uyuşmazlık hakkında belirtilen hukuka aykırılık nedeni gözetilmek suretiyle … 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/05/2008 tarih ve 2006/200 esas, 2008/783 sayılı kararının BOZULMASI,
4- İtirazımız yerinde görülmediği takdirde, 5271 sayılı CMK’nın 308/3. maddesi uyarınca bir karar verilmek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİ,
talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Sanığın hüküm tarihinde aynı yargı çevresi içerisinde bulunan Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olduğunun anlaşılması karşısında, 15.05.2008 tarihli duruşmada bizzat hazır edilmeyerek mahkumiyetine karar verilmesi suretiyle, 5237 sayılı Kanun’un 196 ncı maddesine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle hukuka aykırı bulunduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.
III. KARAR
1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE,
2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği sanık hakkında hırsızlık ve tehdit suçları yönünden Yargıtay 4. Ceza Dairesinin, 09.05.2013 tarihli ve 2012/32456 Esas, 2013/14172 Karar sayılı onama ilâmının KALDIRILMASINA,
3. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.05.2023 tarihinde karar verildi.