YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/6183
KARAR NO : 2023/19440
KARAR TARİHİ : 06.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/633 E., 2020/393 K.
SUÇ : Hakaret
KARAR : Mahkûmiyet
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Hakaret suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi gereğince 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Kaş Asliye Ceza Mahkemesinin 06.04.2020 tarihli ve 2018/633 Esas, 2020/393 Karar sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.04.2023 gün ve 2023/35869 sayılı Tebliğname’si ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre; şikâyetçi …’in 21.11.2019 tarihli oturumda şikâyetçi olmadığına dair beyanının bulunması, karara konu hakaret suçunun şikâyete tabi olması ve sanığın da şikâyetten vazgeçmeyi kabul ettiğine dair bir beyanın bulunduğunun anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 125/1 inci maddesinde düzenlenen yargılama konusu suçun, soruşturulması ve kovuşturulmasının şikâyete bağlı olduğu gözetilerek, şikâyetten vazgeçme nedeniyle anılan Kanun’un 73/4 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223/8 inci maddeleri gereğince kamu davasının düşürülmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
5237 sayılı Kanun’un 131 inci maddesinin birinci fıkrasında “Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hariç; hakaret suçunun soruşturulması ve kovuşturulması, mağdurun şikâyetine bağlıdır.” hükmüne yer verilmiş,
Aynı Kanun’un 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında ise, “Kovuşturma yapılabilmesi şikâyete bağlı suçlarda Kanun’da aksi yazılı olmadıkça suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür.” hükümleri düzenlenmiştir.
5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasında da, “Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir.” hükmü yer almaktadır.
Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; Mağdurun 21.11.2019 tarihli oturumda şikâyetten vazgeçtiği, sanığın da 18.07.2019 tarihli duruşmada şikâyetten vazgeçmeyi kabul ettiği anlaşıldığından 5237 sayılı Kanun’un 73 üncü maddesinin dördüncü ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkraları uyarınca, kovuşturma şartının ortadan kalktığından ve bir düşme sebebi bulunduğundan davanın düşmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Hakaret suçundan sanık hakkında Kaş Asliye Ceza Mahkemesinin 06.04.2020 tarihli ve 2018/633 Esas, 2020/393 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. Aynı Kanun’un dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca karardaki hukuka aykırılık, hükmün Yargıtay tarafından düzeltilmesini gerektirmekle; sanık hakkında hakaret suçundan açılan kamu davasının, 5237 sayılı Kanun’un 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince DÜŞMESİNE,
4. Sanık hakkında hakaret suçundan açılan kamu davasının düşmesi nedeniyle bu suç için yapılan yargılama giderinin Hazine üzerinde bırakılmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.06.2023 tarihinde karar verildi.