YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/6372
KARAR NO : 2023/24202
KARAR TARİHİ : 16.11.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/602 E., 2022/1144 K.
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yerel Mahkemenin 26.09.2011 tarihli kararıyla sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci, 265 inci maddesinin ilk fıkraları ile 62 nci maddesi uyarınca kasten yaralama ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, bu kararın 19.12.2011 tarihinde kesinleşmesinden sonra denetim süresi içerisinde 28.05.2012 tarihinde sanığın suç işlediğinin ihbar edilmesi üzerine daha önce açıklanması geri bırakılmasına karar verilen hükümlerin Yerel Mahkemenin 28.05.2013 tarihli kararıyla aynen açıklanmasına karar verilmiştir.
2. Anılan kararın Yargıtay 18. Ceza Dairesince bozulması üzerine 22.10.2020 tarihli mahkumiyet hükümleri kurulmuş ve bu hükümlerin de Yargıtay 4. Ceza Dairesince bozulması sonrasında yukarıda tarih ve sayısı belirtilen Yerel Mahkemenin kararıyla sanığın aynı Kanun maddeleri uyarınca mahkumiyetine hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, kararı temyiz ettiğine ve pişman olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın binmiş olduğu ticari takside şoför olan şikayetçi F.K.’nin talep ettiği ücreti ödemek istemediği, aracın camına zarar vermesi üzerine şikayetçinin polis çağırdığı, bu sırada şikayetçinin sol kolunu ısırmak ve tırnakları ile çizmek suretiyle yaraladığı, olay yerine gelen görevli polis memurlarından şikayetçi E.K.’ye de arkadan sarılarak yüzünü tırnaklarıyla çizmek suretiyle yaralayıp üzerine atılı suçları işlediği Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın yargılama konusu eylemleri için 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci ve 265 inci maddesinin ilk fıkraları uyarınca belirlenecek cezalarının türü ve üst hadlerine göre, aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. Suçun işlendiği kabul edilen 08.01.2010 tarihine göre, kasten yaralama suçu açısından uzlaşma için ilk teklifin yapıldığı tarihten uzlaştırmacı raporunun düzenlenerek uzlaştırma bürosuna verildiği tarihe kadar duran süre ile her iki suçtan hükümlerin açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği tarihten, deneme süresi içerisinde işlenen suç tarihine kadar geçen durma süresi de dikkate alındığında, bozma sonrasına verilen karar tarihinden önce 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımının gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.11.2023 tarihinde karar verildi.