Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2023/6376 E. 2023/19514 K. 06.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/6376
KARAR NO : 2023/19514
KARAR TARİHİ : 06.06.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/96 E., 2023/118 K.
SUÇ : Göçmen Kaçakçılığı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle ve sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesince Sanık Hakkında
Göçmen kaçakçılığı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 79 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, ikinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri ile üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 11 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ve 222.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesi uyarınca da hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Sanık Hakkında
Yukarıda esas ve karar numarası belirtilen kararıyla, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümde, “… Olay da 5237 sayılı Kanun’un 79 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin uygulanamayacağının gözetilmemesi”, “…suçun birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 79 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca artırım yapılırken suçu birlikte işleyen kişi sayısı ve aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen orantılılık ilkesinin göz önünde bulundurulmayarak fazla ceza tayin edilmesi”, “… yargılama giderlerinin sanıklardan sebebiyet verdikleri oranda tahsiline karar verilmesi yerine yargılama giderinin sanıklardan ayrı ayrı tahsiline karar verilmesi”, hususları açısından hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz istemi, hükmün yetersiz gerekçe ile kurulduğu, araçta yapılan aramanın hukuka aykırı olduğu, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığı, hüküm kurulurken sanığın suç kaydının gerekçe gösterildiği, alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulduğu, yeterli delil bulunmadığı halde göçmenlerin onur kırıcı bir muameleye tabi olacak şekilde taşındığı kabul edilerek cezasında artırım yapıldığı, cezanın orantısız bir şekilde tayin edildiği nedenleriyle kararın bozulması ve beraatine karar verilmesi gerektiği talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Olay tarihinde sanığın yanında temyiz dışı sanıklar E.A. ile birlikte H.A.’nın kiraladığı ve C. adlı bir kişinin temin ettiği … araç ile … ilinden yola çıkarak … ilçesine geldikleri, burada … mahallesinde kimliği tespit edilemeyen ancak sanık ve mağdur beyanları ile orada olduğu anlaşılan at üstündeki şahıstan Afganistan uyruklu 42 göçmeni alarak arabaya bindirdikleri, bu halde jandarma kontrol noktasına kadar geldikleri, jandarma personelleri tarafından aracın durdurulmak istendiği, havaya uyarı ateşi açıldığı ancak sanığın aracı durdurmayarak kolluk kuvvetlerinin üzerine doğru aracı sürdüğü, bunun üzerine bölgenin teröre müzahir bölgelerden olduğu da göz önüne alınarak jandarma personelleri tarafından aracın lastiklerine hedef alınarak ateş açıldığı ve neticesinde araçta bulunan 1 çocuğun öldüğü, 8 kaçak göçmenin ise ateşli silah yaralanmasına bağlı olarak yaralandığı, jandarma kontrol noktasına gelindiği sırada temyiz dışı sanık E.A.’nın araçtan atlayarak köy içine doğru kaçtığı, kontrol noktasını geçtikten 100 metre sonra sanığın aracı durdurarak dağlara doğru kaçtığı ve ertesi gün yakalandıkları, … plakalı aracın temyiz dışı sanık H.A. tarafından malen sorumlu M.Y.’den kiralanarak göçmen kaçakçılığı yapılması için sanıkların kullanımına sunulduğu iddiasıyla açılan ve Yerel Mahkemece kabul edilen davada sanığın eylemi sabit görülerek cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesinin kararında yukarıda “Hukuki Süreç Kısmının (B) bölümünde” belirtilen hususlar dışında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksikliğin olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu saptanmakla, sanık ve müdafinin; verilen kararın usul ve esas yönünden hukuka aykırı olduğuna, 5237 sayılı Kanun’un 79 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin uygulanmaması gerektiğine, verilen cezanın orantısız olduğuna, maddi menfaat unsurunun gerçekleşmediğine, suçun işlendiğinin sabit olmadığına, eksik araştırma ile karar verildiğine, sanığın beraat etmesi gerektiğine dair istinaf başvurusunun, belirtilen hukuka aykırılıkların düzeltilmek kaydıyla esastan reddine karar vermiştir.
IV. GEREKÇE
1. Suçun Sanık Tarafından İşlenmediği ve Alt Sınırdan Uzaklaşılarak Cezanın Belirlenmesine İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanık hakkında kurulan hükme ilişkin olarak, Olay ve Olgular başlıklı bölümde belirtilen hususlar karşısında, sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesine ve cezaların alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesine yönelik, Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Suçun Unsurlarının Olayda Oluşmadığına ve Eksik İnceleme ile Hüküm Kurulduğuna İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesince kabul olunan maddi vakıaların Kanun’daki tipiklik unsurunu kapsadığı, bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesinin inanç ve takdirinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Diğer Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanığa yükletilen göçmen kaçakçılığı eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Tüm dosya kapsamı, çoğunluğu Afganistan uyruklu göçmenlerin soruşturma aşamasında alınan beyanları ve teşhis tutanakları, olay tutanağı, tanıkların anlatımları, 5237 sayılı Kanun’un 79 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin uygulanması açısından dosyaya sunulan bilirkişi raporu karşısında, suçun sübuta erdiğinin kabulü ile sanığın mahkumiyeti yönünde Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı,
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanun’a uygun olduğu,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Sanığın eylemini göçmenlerin hayatları bakımından tehlike oluşturacak şekilde gerçekleştirmesine karşın, 5237 sayılı Kanun’un 79 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uygulanmamış ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Cezanın eleştiri dışında kanuni bağlamda uygulandığı,
Belirlenerek yapılan incelemede sanık müdafinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi’nin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanunun 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Saray (Van) Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi’ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.06.2023 tarihinde karar verildi.