Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2023/659 E. 2023/17059 K. 11.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/659
KARAR NO : 2023/17059
KARAR TARİHİ : 11.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İmar kirliliğine neden olma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yukarıda adı belirtilen mahkemenin 17.09.2015 tarihli, 2015/303 Esas ve 2015/879 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi gereğince beraat kararı verilmiştir.
2. Yukarıda adı belirtilen mahkemenin 17.09.2015 tarihli, 2015/303 Esas ve 2015/879 Karar sayılı kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 03.03.2020 tarihli, 2019/3223 Esas ve 2020/5416 Karar sayılı kararı ile;
1. TCK’nın 184/4. maddesinin; “Üçüncü fıkra hariç, bu madde hükümleri ancak belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde uygulanır” hükmü uyarınca, mücavir alanda anılan maddenin 1. fıkrası uygulanmamaktadır.

Suça konu inşaatın yapıldığı yerin, 01/03/2015 tarihli belediye yazısına göre belediye mücavir alan sınırları içinde kaldığının belirtilmesine rağmen, fen bilirkişisinin 21/08/2015 havale tarihli raporunda inşaatın 30/03/2014’den önce mücavir alan dışında, sonrasında … Belediyesi sınırları içinde kaldığının belirtilmesi karşısında, suça konu inşaatın hangi tarihte yapıldığı hususunda tutanak düzenleyicileri ve taşınmaza komşu binalarda oturanların tanık olarak dinlenmeleri, hava fotoğrafları da temin edilip, mahallinde imalatdaki eskime, yıpranma, kabarma, dökülme ve korozyon durumları gibi yıpranma oranını da içeren teknik verilere göre rapor alınıp inşaatın yapım tarihinin tespit edilmesi, ilgili kurumdan sorulmak suretiyle suça konu inşaatın bulunduğu yerin hangi tarihte mücavir alan içinde hangi tarihte belediye sınırları içinde kaldığının kuşkuya yer vermeyecek biçimde saptanıp tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi,
2. Birinci bozma sebebi yönünden yapılacak değerlendirme sonucunda imar kirliliğine neden olduğunun anlaşılması halinde, 18 Mayıs 2018 tarihinde 30425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7143 sayılı Kanun’un 16. maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanunu’na eklenen geçici 16. maddesinin dikkate alınması zorunluluğu,
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan bozma üzerine 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraat kararı verilmiştir

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteğinin; kararın hukuka uygun olmadığı, eksik inceleme sonucu karar verildiği, bu nedenlerle ve resen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, ruhsat ve izin almadan kaçak bina yaptığı iddiasıyla imar kirliliğine neden olma suçundan kamu davası açıldığı, bilirkişi raporu, tanıkların beyanları, ilgili belediyelerin yazıları ve tüm dosya kapsamı karşısında, sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığının gerekçesiyle Yerel Mahkemece beraat kararı verildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanık savunması, tutanaklar, belediyelerin yazı cevapları ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, suça konu yerin belediye sınırlarına dahil edildiği tarihten sonra yapıldığına ve sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığının anlaşılması karşısında; sanık hakkında beraat kararı verilmesine ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Sair Sebepler Yönünden
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.04.2023 tarihinde karar verildi.