YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/762
KARAR NO : 2023/17097
KARAR TARİHİ : 11.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
1. … Asliye Ceza Mahkemesinin 16.07.2020 tarih 2020/310 Esas, 2020/349 Karar sayılı kararı ile sanığın, 20.09.2017 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olup kesinleşmesi nedeniyle, açıklanması geri bırakılan hüküm aynen açıklanarak sanık hakkında, hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Söz konusu kararın sanık müdafii ile katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 28.04.2022 tarih ve 2021/40671 Esas, 2022/11603 Karar sayılı kararı ile hükmün aynen açıklanması gerektiği gözetilmeden ertelenmesine karar verilmesi ve basit yargılama usulünün uygulanması gerektiği nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine yukarıda tarih ve sayısı belirtilen Mahkeme kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinde düzenlenen suçun, anılan Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca uyarınca 8 yıllık olağan ve 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanın temyiz isteğinin, hükmün Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarına aykırılık teşkil ettiğine, hukuka aykırı kararın bozulması talebine yönelik olduğu anlaşılmıştır.
III. OLAY VE OLGULAR
Katılanın avukatlığını yaptığı davada, sanığın dosyaya sunduğu 15.11.2005 tarihli dilekçede “Sahte belgeyi Av. … gibi imzalamış yargıyı aldatmıştır….evrak sahtekarlığı ve imza sahteciliği ile mahkeme yargıcını aldatan bir av. …in…. avukatla sanık hertürlü sahte belgeyi yapma alışkanlıklarını….” gibi ibareler kullanarak katılana karşı görevi nedeniyle hakaret ettiği iddiasıyla sanık hakkında açılan davada, atılı eylem için 5237 sayılı Kanunda öngörülen zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından düşme kararı verilmiştir.
GEREKÇE
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. Suçun tabi bulunduğu 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımının, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı nedeniyle duran süre de dikkate alındığında gerçekleşmiş olduğu anlaşıldığından Yerel Mahkemece verilen düşme kararında hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararında katılan tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.04.2023 tarihinde karar verildi.