YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/7716
KARAR NO : 2023/19512
KARAR TARİHİ : 06.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/196 E., 2022/416 K.
SUÇLAR : Hakaret, tehdit
KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle birinci fıkrası, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 52 nci maddesi uyarınca 1.340,00 TL adli para cezası ile, tehdit suçundan ise 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 52 nci maddesi uyarınca 440,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, her iki suç açısından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231 inci maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar verildiği, karara itiraz edilmeksizin kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 22.03.2023 tarih ve 94660652-105-20-19491-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28.04.2023 tarihli ve KYB-2023/37622 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
” … Dosya kapsamına göre, somut olayda katılan vekilinin ibraz ettiği 15/04/2022 tarihli dilekçesinde şikâyetten vazgeçtiğini belirtmesi ve sanığın şikâyetten vazgeçmeyi kabul etmediğine dair bir beyanın da bulunmaması karşısında, sanık hakkında soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı hakaret ve sair tehdit suçlarından 5237 sayılı Kanun’un 73/4. maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddeleri gereğince, şikâyet yokluğu nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin;
“Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.
2. 5237 sayılı Kanun’un 131 inci maddesinin birinci fıkrasının,
“Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hariç; hakaret suçunun soruşturulması ve kovuşturulması, mağdurun şikâyetine bağlıdır.”
106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinin,
“Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehditte ise, mağdurun şikâyeti üzerine, altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur. ”
şeklinde düzenlendikleri belirlenmiştir.
3. 5237 sayılı Kanun’un 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının,
“Kovuşturma yapılabilmesi şikâyete bağlı suçlarda kanunda aksi yazılı olmadıkça suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür.” şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.
4. 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasının,
“Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma ya da kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir.” şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.
5. İnceleme konusu hükümde, mağdur vekilinin 15.04.2022 tarihli dilekçesi ile şikâyetten vazgeçtiği, sanığa ise şikâyetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği sorulmadan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle birinci fıkrasında düzenlenen hakaret ve 106 ncı maddesinin birinci fırkasının ikinci cümlesinde düzenlenen tehdit suçlarından basit yargılama usulü uygulanarak sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği anlaşılmıştır.
Dairemizce de benimsenen, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 15.10.2020 tarih ve 2018/18-589 E, 2020/421 sayılı ilamında belirtildiği üzere, 5237 sayılı Kanun’un 73 üncü maddesinin altıncı fıkrasına göre kanunda aksi yazılı olmadıkça şikâyetten vazgeçmenin bunu kabul etmeyen sanığı etkilemeyeceğinin düzenlenmiş olması ve anılan Kanun hükmünün amacının yargılama sonucunda beraat etme ihtimali bulunan sanık hakkında yargılamaya devam olunarak suçun sabit olmaması hâlinde sanığın beraatına, sabit olduğunun anlaşılması durumunda ise cezalandırma zorunluluğu ortadan kalktığı için davanın düşmesine karar verilmesini gerektirmesi karşısında, her ne kadar sanığın şikâyetten vazgeçmeyi kabul edip etmediğine ilişkin bir beyanı yok ise de yargılama sonucu sanığın atılı suçları işlediğinin sabit olması nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve bu kararın kesinleşerek kanun yararına bozma talebiyle incelendiği dolayısıyla beraat etme ihtimalinin bulunmadığı, ancak 5237 sayılı Kanun’un 73 üncü maddesinin dördüncü ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkraları uyarınca, kovuşturma şartının ortadan kalkması ve bir düşme sebebi bulunduğundan davanın düşmesine karar verilmesi gerektiği kabul edilmelidir. Kanun yararına bozma talebi bu kapsamda yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Yerel Mahkeme kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca karardaki hukuka aykırılık, hükmün Yargıtay tarafından düzeltilmesini gerektirmekle;
“Sanık hakkında hakaret ve sair tehdit suçlarından açılan kamu davalarının, 5237 sayılı Kanun’un 73 üncü maddesinin dördüncü ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkraları gereğince DÜŞMESİNE,
Sanık hakkında hakaret ve sair tehdit suçundan açılan kamu davalarının düşmesi nedeniyle bu suçlar için yapılan yargılama giderinin Hazine üzerinde bırakılmasına,”
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.06.2023 tarihinde karar verildi.