YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/801
KARAR NO : 2023/17055
KARAR TARİHİ : 11.04.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
Sanıkların hakaret suçundan cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair … Asliye Ceza Mahkemesinin 17.06.2021 tarihli ve 2021/217 esas, 2021/349 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin … Ağır Ceza Mahkemesinin 29.09.2021 tarihli ve 2021/821 değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.01.2023 tarih ve KYB-2022/150488 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma isteminin;
Sanık … hakkında tehdit suçundan … Asliye Ceza Mahkemesinin 17/06/2021 tarihli kararında hüküm kurulmadığı, sanığın tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106/1-1. cümle, 62/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 251/3. maddeleri gereğince 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair … Asliye Ceza Mahkemesinin 28/06/2021 tarihli ve 2021/217 Esas, 2021/349 sayılı ek kararının verildiği gözetilerek yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre, … Asliye Ceza Mahkemesince sanıklar haklarında açılan davanın basit yargılama usulüne tabi olarak yürütüldüğü, sanıklar haklarında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara, şikayetçi vekilinin süresinde itiraz ettiğinin anlaşıldığı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 252/2. maddesinde yer alan ”İtiraz üzerine hükmü veren mahkemece duruşma açılır ve genel hükümlere göre yargılamaya devam olunur. Taraflar gelmese bile duruşma yapılır ve yokluklarında 223 üncü madde uyarınca hüküm verilebilir. Taraflara gönderilecek davetiyede bu husus yazılır. Duruşmadan önce itirazdan vazgeçilmesi hâlinde duruşma yapılmaz ve itiraz edilmemiş sayılır.” şeklindeki düzenleme karşısında, hükmü veren Mahkeme tarafından itiraz üzerine duruşma açılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden, itiraz üzerine karar verilmesine yer olmadığına, gereğinin takdir ve ifası için dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın esastan incelenerek reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde;
(1) Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.
(2) Basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verildiği takdirde mahkemece iddianame; sanık, mağdur ve şikâyetçiye tebliğ edilerek, beyan ve savunmalarını on beş gün içinde yazılı olarak bildirmeleri istenir. Tebligatta duruşma yapılmaksızın hüküm verilebileceği hususu da belirtilir. Ayrıca, toplanması gereken belgeler, ilgili kurum ve kuruluşlardan talep edilir… hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanun’un 252 nci maddesinde ise;
(1) 251. madde uyarınca verilen hükümlere karşı itiraz edilebilir. Süresi içinde itiraz edilmeyen hükümler kesinleşir.
(2) İtiraz üzerine hükmü veren mahkemece duruşma açılır ve genel hükümlere göre yargılamaya devam olunur. Taraflar gelmese bile duruşma yapılır ve yokluklarında 223. madde uyarınca hüküm verilebilir. Taraflara gönderilecek davetiyede bu husus yazılır. Duruşmadan önce itirazdan vazgeçilmesi hâlinde duruşma yapılmaz ve itiraz edilmemiş sayılır.
(3) Mahkeme, ikinci fıkra uyarınca hüküm verirken, 251. madde kapsamında basit yargılama usulüne göre verdiği hükümle bağlı değildir. Ancak, itirazın sanık dışındaki kişiler tarafından yapıldığı hâllerde 251. maddenin üçüncü fıkrası uyarınca yapılan indirim korunur.
(4) İtiraz üzerine verilen hükmün sanık lehine olması hâlinde, bu hususların itiraz etmemiş olan diğer sanıklara da uygulanma olanağı varsa bu sanıklar da itiraz etmiş gibi verilen kararlardan yararlanır.
(5) İkinci fıkra uyarınca verilen hükümlere karşı genel hükümlere göre kanun yoluna başvurulabilir.
(6) Birinci fıkradaki itirazın, süresinde yapılmadığı veya kanun yoluna başvuru hakkı bulunmayan tarafından yapıldığı mahkemesince değerlendirildiğinde dosya, 268. maddenin ikinci fıkrası uyarınca itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderilir. Mercii bu sebepler yönünden incelemesini yapar ve kararını gereği için mahkemesine gönderir. hükümleri yer almaktadır.
İnceleme konusu somut olayda; sanıklar hakkında açılan kamu davalarının basit yargılama usulüne göre yürütüldüğü, sanıklar hakkında hakaret suçundan 1.120,00 TL adli para cezasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına hükmedilip itiraz yolunun açık olduğunun belirtildiği, katılan vekilinin süresi içinde itiraz talebinde bulunduğu anlaşılmıştır. Ağır Ceza Mahkemesince, 5237 sayılı Kanun’un 252 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hükmü veren mahkemece duruşma açılıp sonucuna göre karar verilmesi için dosyanın ilk hükmü veren Mahkemeye iadesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanuna aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. … Ağır Ceza Mahkemesinin 29.09.2021 tarihli ve 2021/821 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.04.2023 tarihinde karar verildi.