YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/831
KARAR NO : 2023/17168
KARAR TARİHİ : 12.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu hizmetlerinden yararlanma hakkının engellenmesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Bozma Öncesine İlişkin Hukuki Süreç
… Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 08.05.2015 tarihli ve 2014/690 Esas, 2015/363 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kamu hizmetlerinden yararlanma hakkının engellenmesi suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 113 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ile 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve verilen cezanın aynı Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay denetim süresiyle ertelenmesine karar verilmiştir.
B. Temyiz Aşaması
Yerel Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 24.03.2022 tarihli ve 2022/5888 Esas, 2022/8363 Karar sayılı kararı ile sanık savunması ve bilirkişi raporu çerçevesinde sanığın üzerine atılı suç yönünden kastının bulunmaması nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
C. Yerel Mahkemece sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 113 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen kamu hizmetlerinden yararlanma hakkının engellenmesi suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz istemi, sanığın anahtar uydurmak suretiyle sulama kanaletinin önünü kapattığı, birlik görevlileri tarafından açılmasına da engel olarak diğer çiftçilere su gitmesini engellediği ve bu eylemini 4 gün boyunca sürdürdüğü hususunun sanık savunması ve tanık beyanları ile sabit olduğu, bilirkişi raporunda kanaletin üzerinden suyun taşmasının nedeni olarak kapağın çok fazla açılması veya kanaletin önünün kapatılması olduğunun tespit edildiği, tanık …’nin sanığın kendilerine “Ölürüm de suyu açtırmam.” dediği, bu sözlerle sanığın 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinde düzenlenen görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlediği, ayrıca diğer çiftçileri de mağdur ettiği ve hukuki ihtilaf gerekçesiyle beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, katılan … kanalet priz kapağını kapatarak kapaktan sonraki çeltik ve sebze sulayıcılarına sulama suyunun gitmesine engel olmak suretiyle kamu hizmetlerinden yararlanma hakkının engellenmesi suçunu işlediği iddia edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Katılan vekilinin temyiz sebebinin aksine Yerel Mahkemece, hukuki ihtilaf gerekçesiyle değil yüklenen suç açısından failin kast veya taksirinin bulunmaması gerekçesiyle beraat kararı verildiği belirlenmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun’un 225 inci maddesi gereğince iddianamede gösterilen ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılamayacağı, davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılamayacağı ve açılmayan davadan hüküm kurulamayacağı dikkate alındığında sanığın tanık …’ye yönelik sözleri sebebiyle açılmış bir dava bulunmadığı ve incelemeye konu dosyada 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinde düzenlenen görevi yaptırmamak için direnme suçundan yargılama yapılamayacağı anlaşılmıştır.
3. Sanığın, sulama kanalındaki hata nedeniyle tarlasını su bastığını bu nedenle suyun önünü kapattığına ilişkin savunması, bilirkişi tarafından olay yerinde yapılan inceleme sonucunda hazırlanan raporda “Kapak kaldırıldığında kanalet üst seviyesinden en az 5-10 cm arası düşük olması gerektiği, hava payı bırakılmadığı takdirde suyun kanaletin üzerinden aşacağı”nın belirtilmesi, atılı suçun “cebir, tehdit veya hukuka aykırı başka bir davranışla” ve “kasten” işelenebilecek olması, sanığın amacının tarlasını su basmasını önlemeye ilişkin olup kamu hizmetinden yararlanma hakkının engellemesine yönelik kastının bulunmaması gerekçesiyle sanık hakkında beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
B. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.04.2023 tarihinde karar verildi.