YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/8365
KARAR NO : 2023/19994
KARAR TARİHİ : 15.06.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2017/4965 E., 2018/3392 K. :
SUÇ : Fuhuş
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan reddi ile hükmün onanması
Yargıtay 4. Ceza Dairesinin, 02.11.2022 tarihli ve 2021/35673 Esas, 2022/21622 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08.05.2023 tarihli ve KD-2023/43345 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, sanığın duruşmadan bağışık tutulma istemi olmadığı ve mahkeme tarafından bu yönde resen verilen bir karar bulunmadığı halde aynı yargı çevresinde başka suçtan hükümlü bulunan sanığın son celseye çağrılmadan hakkında karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 196 ncı maddesine aykırı davranılması nedeniyle Dairemizin 02.11.2022 tarihli ve 2021/35673 Esas, 2022/21622 Karar sayılı temyiz isteminin esastan reddine dair ilamının kaldırılarak, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesinin 11.12.2018 tarihli istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine dair kararının bozulmasına karar verilmesi talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Bursa 13. Asliye Ceza Mahkemesinde tutuklu yargılanan sanığın, 28.04.2017 tarihli üçüncü oturumda tutukluluk haline son verildiği, sanığın bundan sonraki oturumlara katılmadığı, kararın verildiği 30.06.2017 tarihli son oturumda ise müdafiinin hazır bulunduğu ve bağışık tutulma talebinin olmadığı anlaşılmıştır.
Başka suçtan aynı yargı yeri çevresindeki ceza infaz kurumunda hükümlü olduğu anlaşılan sanığın, duruşmadan bağışık tutulma talebi olmadığı halde, 30.06.2017 tarihli son oturumda bizzat duruşmada hazır bulundurulması sağlanıp yüzüne karşı karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, 5271 sayılı Kanun’un 193 ve 196 ncı maddelerine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.
III. KARAR
1.Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE,
2.5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemizin, 02.11.2022 tarihli ve 2021/35673 Esas, 2022/21622 Karar sayılı temyiz isteminin esastan reddine dair ilâmının KALDIRILMASINA,
3.Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık … müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi (23). Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bursa (13). Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi (23). Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,15.06.2023 tarihinde karar verildi.