YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/853
KARAR NO : 2023/19331
KARAR TARİHİ : 01.06.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/640 E., 2022/1016 K.
SUÇ : İnsan ticaret yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesi’nce verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında insan ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 80 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına hükmedilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin özetle; atılı suçun işlenmediğine, Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna, açılan davanın adil yargılanma hakkı sınırlarını zorladığına, sanık hakkında 13 yıl sonra dava açılarak kendisini savunmasının ve suçsuzluğunu ispatlamasının istenildiğine, 13 yıl sonrasında delillerin sağlıklı tartışılmasının söz konusu olmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin gözetilmesi gerektiğine, mağdurun yaşına yönelik yapılan itirazın sağlıklı şekilde araştırılmadığına, kemik yaşının tespiti için tam teşekküllü bir hastanede kemik testi yapıldığında mağdurun gerçek kemik yaşının ortaya çıkacağına, temyiz dışı sanık … A.’nın ifadesinin hükme esas alınamayacağına, mağdurun aşamalardaki tüm ifadeleri arasında çelişkiler ve tutarsızlıklar bulunduğuna, adi bir yargılama yapılmaksızın, eksik inceleme sonucunda ağır bir ceza verildiğine, bu ve resen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulmasına karar verilmesi talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın suç tarihinde 18 yaşından küçük olan katılanı fuhuş yaptırmak amacıyla tedarik edip, bir yerden bir yere götürerek barındırmak suretiyle üzerine atılı insan ticareti suçunu işlediği Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanık hakkında yapılan yargılama sonunda; eyleminin oluşa, soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde belirlenip suç niteliğinin tayin edildiği, sanığın savunmalarının yeterli yasal gerekçe gösterilerek reddedildiği, verilen hükmün usul ve yasaya uygun olduğu, cezanın kanuni sınırlar içinde uygulandığı kabul edilerek sanık ve müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık ve Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Katılan … Ç’nin aşamalardaki anlatımları, dosya kapsamındaki teşhis ve adres tespit tutanakları, temyiz dışı sanık … A.’nın ifadeleri, sanığın adli sicil kaydında fuhuş suçundan verilen birden fazla mahkûmiyet hükmünün bulunması, katılanın suç tarihindeki gerçek kemik yaşının tespiti amacıyla alınan raporda, katılanın rapor tarihindeki yaşı gözetilerek kemik yaşının ancak yaş aralığı belirtilerek yapılabileceği, net bir yaş tespitinin yapılmasının mümkün bulunmadığının belirtilmesi de gözetilerek, mahkemece sanığın katılanın 18 yaşından büyük olduğuna dair savunmasına itibar edilmemesinde ve sonuç olarak sanığın atılı suçu işlediğine dair kabul ve gerekçesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, zamanaşımı süresi içerisinde yürütülen ve sonuçlandırılan yargılama kapsamında, adil yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğuracak herhangi bir işlem veya kararın bulunmadığı belirlenmekle sanığın ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
B. 5271 Sayılı Kanun’un 289 uncu Maddesinde Sayılan Kesin Hukuka Aykırılık Halleri De Gözetilerek Maddi Hukuka İlişkin Sair Yönlerden Yapılan İncelemede:
Sanığa yükletilen insan ticareti yapma eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun’a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, cezanın kanuni bağlamda uygulandığı belirlenerek yapılan incelemede sanık ve müdafinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi’ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE,
01.06.2023 tarihinde karar verildi.