Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2023/8873 E. 2023/20476 K. 05.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/8873
KARAR NO : 2023/20476
KARAR TARİHİ : 05.07.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/264 E., 2016/116 K.
SUÇLAR : Tehdit, görevi yaptırmamak için direnme, trafik güvenliğini tehlikeye sokma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla;
1.Sanık … hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanığa verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
2. Sanık … hakkında;
a. Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının delaletiyle ikinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 25 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, sanık hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca adlî para cezası seçenek yaptırımına çevrilmesine, aynı Kanun’un 52 nci maddesi uyarınca neticeten 500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve 12 eşit taksitlendirmeye,
b.Görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 43, 62 nci maddeleri uyarınca 8 ay 10 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, sanık hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca adlî para cezası seçenek yaptırımına çevrilmesine, aynı Kanun’un 52 nci maddesi uyarınca neticeten 5000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve 12 eşit taksitlendirmeye,
Karar verilmiştir.
Tebliğnamede sanıklar hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin onanması yönünde görüş bildirilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık … müdafiinin temyiz isteği; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın üzerine atılı suçları işlemediğine, olay tarihinde meydana gelen trafik kazasından sonra sanık ne olduğunu anlamadan önce çarptığı ticari taksinin sahiplerinin sanığa saldırdığına sonra polis memurlarının sanığı apar topar karakola götürdüklerine, dolayısıyla sanığın üzerine atılı suçu işleyecek vaktinin dahi olmadığına, tanık ….’nin beyanındaki sanığın taşkınlık yaptığına dair kısmın sanık ile taksi şoförleri arasındaki hadise olduğuna, sanığın memurlara karşı bir eyleminin olmadığına, tanıklar ….’nin beyanları dikkate alınmadan karar verildiğine, sanığın görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlediğine dair çelişkili beyanlardan başka her türlü şüpheden uzak somut ve inandırıcı delil elde edilemediğinden sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken mahkumiyetine karar verildiğine, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair şikâyetçi …., tanıklar….’nin beyanlarından başkaca herhangi bir kamera kaydı ya da başkaca bir delil bulunmadığına, dosyada toplam 9 tanık, 3 şikâyetçi, 3 sanık beyanı olduğuna, karakolda darp edilerek hakarete maruz kalanın sanıklar olduğuna, sanığın kazanın etkisiyle hastaneye dahi götürülmeden toplam 12 polis memuru ve taksi şoförleri tarafından darp edildiğine, geceyi gözaltında geçirdiğine, sanığın eşiyle birlikte seyir halindeyken kontrolünü kaybetmesi sonucu kaza yaptığına, üzerine atılı suçları işleme kastının bulunmadığına, tanık….’nın beyanının iddialarını doğrular nitelikte olduğuna, dosyada toplam 12 kişinin beyanı alınmışken 3 kişinin beyanına göre karar verildiğine, resen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması gerektiğine
ilişkindir.
Sanık … ‘in temyiz isteği; kararın haksız ve usul ve yasaya aykırı olduğuna, üzerine atılı suçu işlemediğine, kastının bulunmadığına, kararın hatalı olduğuna, hükmün açıklanmasının geri bırakılmaması ya da cezanın ertelenmemesi veya adli para cezası olarak belirlenmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tarihinde 2,85 promil alkollü olduğu tespit edilen sanık …’ın, alkolün etkisiyle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek halde olmasına rağmen araç kullanarak taksi durağındaki araca çarparak trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu işlediği, sanık …’ın kullandığı araçta sanık … ve temyiz dışı sanık … T.’nin de bulunduğu, çarpma nedeniyle çıkan tartışmaya görevli şikayetçi polis memurlarının müdahale ettikleri, sanık …’ın polis merkezinde ifade alma odasında şikâyetçi polis memurlarını iterek ve güç kullanarak direnmek suretiyle zincirleme şekilde görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlediği, temyiz dışı sanık … T.’nin de şikayetçi polis memurunun yakasından tutarak ve boğazını sıkmak suretiyle görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlediği, eylemlerin 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin üçüncü fıkrasını oluşturduğu, sanık …’in görevde olmayan şikayetçi M.H.D.’ye “Sizi pişman edeceğim, komiser seninle görüşeceğiz, akıllı olun” demek suretiyle tehdit suçunu işlediği, Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
2. Sanıkların savunmaları, şikâyetçiler ve tanıklar ….’nin beyanları tespit edilerek dava dosyasına eklenmiştir.
3.Sanık … hakkında düzenlenmiş alkol raporuyla sanığın 2.85 promil alkollü olduğu tespit edilmiştir.
4. Dosya içerisindeki Çarşı Polis Merkezi Amirliği’nin 22.05.2015 tarihli 30540898-38416-2015/520 sayılı evrakı ekinde şikayetçilere ait görev listelerinin ve olaya ilişkin kamera görüntülerinin dosya içerisine sunulduğu görülmüştür.
5.Olay tutanağı, maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı, görgü tespit tutanağı, sanıklara ait adlî sicil kaydı dava dosyasında mevcuttur.

IV. GEREKÇE
A.Sanık … Hakkında Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1.Tanıkların beyanları, Olay ve Olgular başlığı altında (3) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen alkol raporu, dosya içerisindeki maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı kapsamı, oluş, incelenen dava dosyası içeriği karşısında, sanığın eyleminin sübuta erdiğine dair Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde görülmüş, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
2.Sanığa yükletilen trafik güvenliğini tehlikeye sokma eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu ögelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun’a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
B.Sanık … Hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme ve sanık … Hakkında Tehdit Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1.Olay ve Olgular başlığı altında (4) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen olaya ilişkin kamera görüntülerini bilirkişi marifetiyle çözümünün yaptırılması ve sonucuna göre tüm kanıtların birlikte değerlendirilmesinden sonra sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesinin gerektiği gözetilmeden, eksik incelemeyle sanıkların mahkumiyetine karar verilmesi,
2.Şikâyetçi Mustafa Hakan D.’nin, dosya içerisindeki görev belgesinden olay tarihinde Çarşı Polis Merkezinde grup amiri olarak görevli olduğunun anlaşılması karşısında, sanık …’in şikayetçiye yönelik “Sizi pişman edeceğim, komiser seninle görüşeceğiz, akıllı olun” demesi şeklinde kabul edilen eyleminin görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturduğu gözetilmeden, şikâyetçinin olay tarihinde görevde olmadığına dair yerinde olmayan gerekçeyle ve bahse konu sözlerin 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi kapsamında kaldığı da düşünülmeden sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen tehdit suçunu oluşturduğunun kabul edilmesi,
3. Sanık … Ö.’nün tekerrüre esas alınan mahkûmiyetinin 6136 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında düzenlenen yasak niteliğe haiz mermi bulundurma suçuna ilişkin olması ve 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 12 nci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 75 inci maddesi uyarınca yasak niteliğe haiz mermi bulundurma suçunun temas ettiği 6136 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında düzenlenen suçun önödeme kapsamına alındığının anlaşılması karşısında, anılan hükme ilişkin, uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
4. Kabule göre de, 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesi uyarınca, 5271 sayılı Kanun’un 106 ncı maddenin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alınmış olması karşısında; sanık hakkında tehdit suçuna ilişkin 6763 sayılı Kanun’un 35 inci maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 254 üncü maddesi uyarınca aynı Kanun’un 253 üncü maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerekliliği,
Bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
A.Sanık … Hakkında Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle HÜKMÜN, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B.Sanık … Hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme ve sanık … Hakkında Tehdit Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık Aptuğ Poyraz müdafiinin ve sanık …’in temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, temyiz edenin sıfatı yönünden sanık …’in sonuç ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hakkının, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca dikkate alınmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.07.2023 tarihinde karar verildi.